100 Milyon Dolarlık Perde Arkası: The Devil Wears Prada 2 Nasıl Bir Dönüm Yaratıyor?
budget rakamları duyulduğunda Hollywood’un nefesi kesiliyor: sequel The Devil Wears Prada 2 için yaklaşık 100 milyon dolar ayrılıyor. Bu miktarın neredeyse yarısı, başroldeki yıldızlardan Meryl Streep, Emily Blunt, Anne Hathaway ve Stanley Tucci’ye gidiyor. Sektör tahminlerine göre oyuncu cast , maliyetin en büyük parçasını oluşturuyor. Bu, yalnızca bir film değil, aynı zamanda eğlence sektörünün mali structure değiştiğini gösteren bir işaret gibi diliyor.
performance tahminleri iddialı: açılış weekend bütçenin iki katına yakın hasılat hedefleniyor. The Guardian’ın aktardığına göre, bu ivme devam ederse, ilk filmin 326 milyon dolarlık gişe geliri kısa sürede aşılabilir. Ancak bu başarı, salt senaryoya değil, aynı zamanda marketing stratejisinin kalabalık ekosistemine dayanıyor. Lady Gaga gibi isimler sadece kısa bir cameo yapıyor ama 2,5 milyon dolar gibi çarpıcı bir ücret alıyor.
Bu olgu, yalnızca ücretlerde değil, filmin revenue modelinde de görülüyor. Film, markalarla partnerships kurarak gişe dışından da kazanç sağlıyor: Dior hikâyede doğrudan geçiyor, Diet Coke, Old Navy, L'Oréal, Samsung, Google, Starbucks gibi devler de ürün yerleştirme yoluyla integration ediliyor. ABD’de film temalı merchandise — kıyafetler, oyuncaklar, günlük consumption eşyaları — perakende chain satışa sunuluyor.
Moda dünyasından Donatella Versace, Naomi Campbell, Marc Jacobs ve Heidi Klum gibi isimlerin appearance , filmi fiction ile gerçekliğin sınırlarında dolaştırıyor. Aynı şekilde medya ve kültür dünyasından katılanlar, filmi tek bir izleyici kitlesine kapatmak yerine yaygın bir audience kitlesine appeal kılıyor. Ancak her şey kurguya sığmıyor: Sydney Sweeney’nin sahnesi ‘yapısal nedenlerle’ çıkarılırken, Hugh Jackman ve George Clooney gibi planlanan yıldızlar nihayetinde ekranda görünmüyor.
Yapım, artık yalnızca bir moda comedy fazla: eleştirmenler bunu, sektörün artan production maliyetlerine ve reklam bağımlılığına dair bir yansıma olarak değerlendiriyor. Yıldızlar pazarlık gücüyle ücretlerini artırırken, markalar içerikte yer almak için sıraya giriyor. Bu film, belki de cinema yeni era en net göstergesi: hikâye, profit ve visibility arasında dengede ilerliyor.
cameo Kısa bir görünüş için 2.5 milyon mu? Gaga gerçekten marka gücü elde etti.
Meryl Streep’in pazarlık hikayesi her seferinde ilham veriyor. Yıldız, gerçek power güce sahip olunca filmi değil, film onu seçer.
Clooney ve Jackman neden yok? Planlanmış ama gerçekleşmemiş bir scene sahne mi daha iyi olurdu?
Tüketici ürünleri artık filmin hikâyesi kadar kazandırıcı. Sinema, alışveriş merkezine döndü sanki.
Dior’ın doğrudan hikâyede geçmesi oldukça cesur. Bu ne kadar doğal oldu acaba?
30 kişiyle cameo yapmak maliyeti fırlatmış olmalı. Ama belki de visibility görünürlük için değer.
Sydney Sweeney’nin sahnesi çıkarılmış... Yapısal nedenler diyorlar ama muhtemelen edit kurgu darbesi.
Lady Gaga’nın şarkısı olmadan bu film yarım kalırdı. Müzik, audience izleyici kitlesini genişletiyor.