Kent meydanında Bozbey'e destek! Bozbey'in mektubunu Nihat Yeşiltaş okudu: Sizlere hizmet etmek benim için bir onurdu
Bursa Kent Meydanı'nda protest dalgası, halkın iradesinin meşruiyetine bir demand oldu. CHP'nin çağrısıyla toplanan binlerce Bursalı, tutuklanan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'e destek gösterdi. Kalabalık, sloganlar eşliğinde, justice çağırdı ve yollarına devam edeceklerini duyurdu. Toplantı, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı.
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bozbey'in mektubunu okudu. Mektupta, Nilüfer'de dört dönem belediye başkanlığı yapıp Bursa'ya hizmet etmenin bir onur olduğuna vurgu yapıldı. Bozbey, 1999'da inşaat mühendisiyken siyasete atıldığını, Bülent Ecevit sayesinde doğduğu kente hizmet fırsatı bulduğunu anlattı. Yönetim anlayışıyla Nilüfer'i 'lider kent' konumuna getirdiklerini, 2019'da tüm Bursa'ya ulaşma yolculuğuna çıktıklarını belirtti. Ancak sandık oyunları yüzünden o yıl kazanılamadı.
31 Mart 2024'te 860 bin oy alarak seçildiğini, ancak devraldığı belediyenin 1 milyar dolar borç altında olduğunu ifade etti. support , eğitim, ulaşım ve tarımda reformlar yapıldı. 2025 sonuna kadar SGK ve vergi borçlarının tamamının kapandığı vurgulandı. Mektupta, "Bursa nefes aldı, birlik oluştu" ifadesiyle hizmetin etkisi anlatıldı. Ancak 31 Mart 2026'dan sonra yaşananlar "malum" olarak tanımlandı.
Bozbey, hâlâ trust duyduğunu, Bursa'nın dağıyla, ovasıyla, deniziyle özel bir kent olduğunu söyledi. Halktan tek istediği, birbirlerine ve Bursa'ya sahip çıkmalarıydı. pride ve dayanışma vurgusu güçlüydü. Bursaspor'un Süper Lig'de olması gerektiğini de ekleyerek mektubu tamamladı. "Sizlere hizmet etmek benim için bir onurdu," diyerek imzaladı.
Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, bu durumu "dahili ve harici düşmanların iradeye ipotek koyma teşebbüsü" olarak nitelendirdi. Nihat Yeşiltaş ise Bozbey'in tutuklanmasının, tükenmiş bir iktidarın korkusundan kaynaklandığını savundu. Halkın seçtiği başkanların hapse konulmasının, democracy tarihine kara leke olduğunu ifade etti. Milletvekilleri, gazeteciler, sendika başkanları ve köylülerin de hedef alındığına dikkat çekildi.
Sözlerde güçlü bir call vardı: birleşim. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diyen herkesin bir araya gelmesi, dayanışmaya katılma daveti yapıldı. Zalim bir düzenin sona erdirileceğine dair kararlılık gösterildi. struggle , halkla onurlu yaşamı isteyenler arasında değil, halkı sömüren azınlıkla araya girmiştir. "Biz kazanacağız," vurgusuyla meydan, direnişin sesini yükseltti.
860 bin oy alan birini tutuklamak, demokrasiyi undermine zayıflatmak değil mi? Bu nasıl bir adaletsizlik.
Nilüfer’de ne kadar hizmet gördük, oradan biliyoruz. Bozbey’in legacy mirası silinmez.
Her 2 kişiden biri oy verdi. Şimdi başkan vekili başka partiden olacak mı? Bu bir ikiyüzlülük değilse nedir?
Hükümet korkuyor. Çünkü bir sonraki seçimde kaybedebileceklerini biliyorlar. Basit bir fear korku taktiği.
Okul tuvaletlerinde sabun yok, ama holdingler vergi ödemiyor. Bu system sistem mi olur yahu?
“Sizlere hizmet etmek bir onurdu” dedi. Ama onurunu, haksızlıkla değil, halk sevgisiyle kazandı. honor Onur bu işte.