ABD Halkının Yüzde 68’i İran Savaşına Karşı Endişe Duyuyor
ABD’de yapılan yeni bir anket, kamuoyunun İran ile yaşanan gerilim sürecine dair derin concern içinde olduğunu gösteriyor. CBS News–YouGov tarafından gerçekleştirilen ankete katılanların %68’i kendini worried hissettiğini belirtirken, %57’si stressed , %54’ü ise angry olduğunu ifade etti. Karşıt duygular ise çok daha düşük oranda: sadece %32’si kendini safe , %32’si confident , %29’u proud hissediyor.
Anket, ABD yönetiminin İran’a yönelik goals büyük ölçüde unmet yönünde güçlü bir algının olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların %87’si Hürmüz Boğazı’nın açılmasını, %81’i İran halkının güvenliğini, %76’sı nükleer programın durdurulmasını öncelikli objectives olarak görüyor. Ancak bu hedeflerde kayda değer bir ilerleme olmadığına dair kanı yaygın: Hürmüz Boğazı’nın açılması yalnızca %9 tarafından achieved olarak görülürken, %57’si bunun not done düşünüyor.
Sürecin genel yönüne dair negative algı da artıyor. Mart ayına göre yükselen bir eğilimle, katılımcıların %59’u ABD’nin İran politikasının going badly düşünüyor. Bu durum, askeri ve stratejik outcomes açısından somut bir gain sağlanamadığı yönündeki görüşü destekliyor. Aynı zamanda, mevcut durumda çatışmanın sona ermesi halinde bunun bir success olarak algılanmayacağına dair yaygın bir kanaat var.
Başkan Donald Trump’ın İran politikasına trust sınırlı kalıyor. Ankete katılanların %62’si Trump’ın bu süreçte net bir planı olmadığını düşünürken, yalnızca %38’i bu görüşe katılmıyor. Bu perception , partilere göre ciddi farklılıklar gösteriyor: Cumhuriyetçilerin %81’i plandan yana iken, Demokratların %91’i bunun aksini savunuyor.
ABD yönetiminin askeri targets yeterince açık olmadığını düşünenlerin oranı %66. Bu görüşteki kişilerin %64’ü hedeflerin constantly changing belirtiyor, geri kalan %36’sı ise hiç net açıklanmadığını ifade ediyor. Ek olarak, yükselen enerji prices , ekonomik pressure yaratıyor ve bu durum hem kamuoyu hem de başkanlık performance değerlendirmeleri üzerinde olumsuz etki bırakıyor.
Ankete göre, Demokratlar ve bağımsız seçmenlerin çoğu, Kongre’nin yeni askeri actions sınırlaması gerektiğini düşünüyor. Cumhuriyetçiler ise askeri yetkilendirme ya da başkanın direct decisions alması lehinde. Bu ikili divide , ABD iç siyasetinde İran meselesinin giderek daha çok political bir boyut kazandığını gösteriyor.
Bu kadar yüksek anxiety endişe oranı, sadece dış politikadan değil, iç ekonomideki instability dengesizlikten de kaynaklanıyor herhalde.
Hedefler açık değilse, halkın support destek vermesi nasıl beklenir? Bu kadar vague belirsizlik içinde savaşmak mantıksız.
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki bu gap uçurum, ülkenin birlikte hareket edemeyeceğini gösteriyor. Ulusal güvenlik siyasallaşmış.
Enerji prices fiyatları yükseldikçe, herkesin cost maliyet hesabını yapması kaçınılmaz. Savaş artık cebimize dokunuyor.
Net plan yok, net goal hedef yok, sadece rhetoric retorik var. Bu şekilde bir conflict çatışma sürdürülemez.
Kamuoyunun %90’ı hedefleri doğru buluyor ama %90’ı aynı zamanda bunların not achieved başarılamadığını düşünüyor. Peki sorumluluk nerede?