Türkiye, korku sinemasına uluslararası bir hamle: SOY geliyor
feature “SOY”, korku türünde beklenen bir production olarak izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Başrollerinde cast Farah Zeynep Abdullah, Barış Arduç, Tuba Büyüküstün ve Tamer Levent gibi isimlerin yer alması, projeye dair beklentiyi yükseltiyor. Deneyimli oyuncular arasında Mehmet Yılmaz, Özge Özacar ve Erdal Küçükkömürcü’nün de yer alması, yapımın depth ve ciddiyeti konusunda sinyaller veriyor.
Filmin ilk görüntüleri, reading provasından paylaşıldı. Yönetmen Maxime Alexandre ile Barış Arduç, Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Yılmaz ve Özge Özacar’ın bir araya geldiği bu ilk buluşma, projenin creative atmosferini sezdirmeye yetti. Zaman, lanet ve hafıza gibi evrensel temaların etrafında şekillenen mistik anlatım, izleyiciyi derin bir psikolojik tension dünyasına çekecek gibi görünüyor.
original hikâyesi Turki Alalshikh’e ait olan film, senaryo anlamında da güçlü bir ikiliye sahip: Şükrü Necati Şahin ve Melih Özyılmaz. Son olarak “Kızıl Goncalar” ile dikkat çeken bu isimler, narrative sıradışı bir doku kurmayı hedefliyor. Yönetmen Maxime Alexandre ise görsel language korku sinemasına yeni bir soluk getirmiş bir isim. Kurgu süreci için Fransız editor Stephane Roche devreye giriyor ve post-prodüksiyon tamamen Fransa’da yapılacak.
production , Rozam Medya’nın Türkiye’deki ilk projesi olma özelliğini taşıyor. Saner Ayar yapımcılık görevini üstlenirken, Diloy Gülün ve Yağmur Ayar yürüttüğü process yönetiyor. Filmin çekimleri 26 Nisan’da İstanbul’da başlayacak. Yaklaşık beş haftalık yoğun bir takvimle tamamlanması planlanan çekimler, hem yerel hem de uluslararası sinema industry tarafından yakından izleniyor.
Maxime Alexandre’nin görsel anlatımı gerçekten unique özgün, merakla bekliyorum.
Tuba Büyüküstün korku filmi mi? Bu surprising şaşırtıcı bir seçim ama heyecan verici.
Fransa ile ortak bir üretim olması, filmi daha global evrensel kılıyor gibi.
Hafıza ve lanet teması pek yeni değil, orijinalliği nasıl yakalayacaklar merak ediyorum.
Beş haftalık çekim süresi çok kısa değil mi? Zaman baskısı olur mu acaba.
Barış Arduç’un bu tarz bir filme adım atması cesurca. Bakalım nasıl bir performans sergiler.
Kızıl Goncalar’ın yazarlarının bu projede olması umut verici. narrative Anlatı kaliteli olur umarım.
İlk karelerdeki atmosfer gerçekten ürpertici. Potansiyel var.