AB'de rafa kalkan 'İsrail yaptırımları' yeniden gündemde
Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, 21 Nisan'da Lüksemburg’da yapılacak toplantıda new bir decision için masaya oturuyor: İsrail’e yönelik ticari sanctions , uzun bir aranın ardından yeniden gündemde. Bu adım, Orta Doğu’daki developments ve özellikle Gazze’deki humanitarian situation karşısında AB içindeki artan pressure ile ilgili.
Bir senior official , tedbirlerin hâlâ "masada olduğunu" vurgularken, bu hafta yapılacak görüşmelerin nereye gideceğini merakla awaiting ifade etti. Yetkili, AB’nin iki devletli çözümü korumaya focus , ancak bunun yanında Filistin yönetimine support sağlamanın ve somut aid sunmanın da öncelik olduğunu belirtti.
Ticari measures karşıtı girişimlerde bulunan Belçika, İrlanda, Portekiz, Slovenya ve İspanya, bu toplantının outcome değişiklik expectations dile getiriyor. Diğer üye ülkelerden gelecek backing , kararın şekillenmesinde kritik rol oynayacak. Ancak, bu tür actions için çoğunlukla oy birliği gerekiyor.
AB Komisyonu’nun 2025’te hazırladığı plan, İsrail’in bilim programı Horizon Europe’dan çıkarılmasını ve aşırı sağcı siyasetçiler Bezalel Smotrich ile Itamar Ben-Gvir’e yönelik bireysel sanctions öneriyordu. Bu options , Ekim 2025’teki ateşkesin ardından set aside . Ayrıca, 1 milyonun üzerinde imza toplanan Avrupa Vatandaş Girişimi, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasını talep ediyor.
Ancak engeller büyük. Macaristan, daha önce Viktor Orban liderliğindeyken benzer adımları vetoed . Almanya ve İtalya gibi önemli aktörlerin de tutum change gerekiyor. AB’nin bu konuda ne kadar united hareket edebileceği, yalnızca political will değil, aynı zamanda bölgesel stability açısından da büyük impact yaratıyor.
Macaristan'ın veto power vetosu her seferinde bu tür initiatives girişimleri engelliyor. AB, ortak bir dış politika framework çerçevesi oluşturamazsa, sadece statements açıklamalar yapmakla yetinecek.
İnsani yardım önemli ama yeterli değil. Yaptırımlar olmadan bu pressure baskı hiç bir anlam ifade etmiyor. Sözlerle değil, actions eylemlerle konuşulmalı.
AB, hem diplomatic engagement diplomatik teması sürdürüp hem de sanctions yaptırım uygulamaya çalışınca tutarsız görünüyor. Tutarlılık nerede, strategy strateji nerede?
İspanya ve İrlanda cesur adımlar atıyor ama Almanya’nın stance tavır değiştirip back destek vermesi gerekiyor. Güçlü bir economic player ekonomik aktör olarak ağırlığını ortaya koymalı.
Bu discussion tartışma sadece siyasi bir gesture jest mi yoksa gerçek bir policy shift politika değişikliği mi olacak? Bekleyip see göreceğiz.
Horizon Europe’dan çıkarma gibi adımlar, bilim community topluluğu üzerinde büyük impact etki yaratır. Araştırma iş birliği zarar görüyor.