Toplum sağlığı için aşılanma: Uzmanlardan ‘bağışıklama’ çağrısı
İstanbul Beşiktaş’ta düzenlenen bir basın toplantısında, public health için aşılanmanın kritik önemi bir kez daha gündeme taşındı. Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) ile Sanofi Türkiye iş birliğiyle the week özelinde gerçekleştirilen etkinlikte, "bağışıklama" kavramına dikkat çekilirken, aşı tereddüdünün yarattığı risk paylaşıldı. Toplantıda, aile hekimlerinin koruyucu sağlık hizmetlerindeki central role vurgulanarak, yaşam boyu bağışıklama yaklaşımı öne çıkarıldı.
TAHUD Genel Başkanı Prof. Dr. Güzin Zeren Öztürk, aşı sayesinde bağışıklık sisteminin hasta olmadan simulated belirtti ve bu süreci geleceğe yapılan bir investment olarak tanımladı. Özellikle doğru bilgiye erişimde yaşanan crisis dikkat çeken Öztürk, sosyal medya ve kontrolsüz kaynaklardan yayılan yanlış bilginin aşı karşıtlığını fueling ifade etti. Bu durumun, toplumsal bağışıklık duvarını zayıflatarak önlenebilir hastalıkların tekrar emerging yol açtığını vurguladı.
Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seçil Günher Arıca, aşıların yalnızca bireyleri değil, toplumu da koruduğunu söyledi. Yaklaşık 30 hastalığa karşı aşı uygulanabildiğini belirten Arıca, bağışıklamanın çocuklukla sınırlı olmadığını, yaşla birlikte weakening bağışıklık sistemi nedeniyle erişkinlerin de tekrar aşılanmasının gerekli olduğunu anlattı. Türkiye’nin yaşlanan bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çeken Arıca, bu durumun enfeksiyonlara vulnerability artırdığını ifade etti.
Özellikle RSV virüsüne dikkat çeken uzman, bu virüsün her yıl milyonlarca çocuğu etkilediğini ve bazılarının hayatını kaybettiğini anlattı. Virüsün, bebekler kadar yaşlılar ve kronik hastalar için de severe seyrettiğini belirten Arıca, gebelik ve doğum sonrası dönemde uygulanan aşıların bu riski reducing etkili olduğunu ifade etti. Uzmanlar, toplum sağlığı için bilinçlendirme, erişim ve güvenin birlikte strengthening gerektiğini vurguladı.
Aşı tereddüdü gerçekten ciddi bir public concern kamu endişesi haline geldi. Özellikle genç ailelerde bu doubt şüpheyi besleyen kaynakları nasıl kontrol altına alacağız?
Gebeyken hangi aşıların yapılabileceği konusunda net bir guidance rehberlik olsa çok iyi olur. Her doktor farklı advice tavsiye veriyor.
Ben 55'im ve geçen yıl grip aşı oldum ilk kez. Gerçekten fark etti. Bu preventive care koruyucu bakım yaklaşımı geç mi başladı bence?
Sosyal medyada yanlış bilgi spreading yayılıyor ama kimse sorumlu tutulmuyor. Bir hesap verebilirlik mekanizması gerekmiyor mu?
RSV gibi virüslerin bebeklere ne kadar zarar verdiğini biliyoruz ama toplum bu kadar ciddiye almıyor. Farkındalık kampanyaları daha agresif olmalı.
Aile hekimleri gerçekten ön saflarda ama yeterince support destek görmüyorlar. Bu sistemi nasıl sustain sürdürebileceğiz?
Korku, bilimsel evidence kanıta göre değil, hikâyelere göre şekilleniyor maalesef. Bu döngüyü nasıl break kıracağız?
Yaşlanan nüfusla birlikte bağışıklık decline düşüşü kaçınılmaz. Ama bu, toplumsal harekete geçmek için bir bahane değil, bir warning uyarı olmalı.