USD: Kademeli rezerv erozyonu ve yaptırımların tetiklediği değişim – Commerzbank
ABD Doları'nın (USD) global market egemenliği, jeopolitik gerilimler ve alternatif para birimi geçişlerine rağmen hâlâ sarsılmaz görünüyor. Commerzbank'ın Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, doların rezervlerdeki payında gradual erosion olduğunu kabul ediyor, ancak bunun sistemik bir çöküş değil, geopolitical pressure sonucu olduğunu vurguluyor.
Nguyen'e göre dolar, uluslararası ticarette üçüncü taraf ülkeler arasında bile primary tool olarak kullanılıyor. Bu, ABD'nin küresel ticaretteki payından çok daha yüksek bir transaction share elde etmesine neden oluyor. Örneğin, doların rezerv oranı 2000'de %70 iken, son verilerde bu oran %60'ın hemen altına gerilemiş durumda.
Ancak bu structural shift olmadan, doların yerini alacak güçlü bir alternatif henüz görünmüyor. İran'ın renminbiye geçiş planı gibi adımlar, sistemin economic logic yerine siyasi nedenlerle şekillendiğini gösteriyor. Nguyen, yaptırımlar olmasaydı, network advantage sayesinde dolar sisteminin hâlâ hakim kalacağını belirtiyor.
Aslında, çoğu ülke ABD ile doğrudan ticaret yapmasa bile dolarla işlem yapmayı tercih ediyor çünkü bunu most participants yapıyor. Bu döngü, doların dışındaki sistemlerin büyümesini zorlaştırıyor. Nguyen, bu trust ve altyapı desteğinin, siyasi tedbirler olmadan kolayca sarsılamayacağını ifade ediyor.
Yaptırımlar olmasa bile bazı ülkeler kendi finansal egemenliklerini kurmak istiyor. Bu sadece ekonomi değil, aynı zamanda strateji.
Rezervlerdeki %60 seviyesi düşük gibi görünüyor ama hâlâ en güçlü reserve currency rezerv para birimi o. Euro ve yuan çok geride.
AĞ etkisi gerçekten büyük. Bir sisteme geçmek, sadece karar değil, aynı zamanda infrastructure altyapı maliyeti de demek.
Doların düşüşü 'erozyon' ise, yuan'ın yükselişi hâlâ bir small sample küçük örnek. Gerçek değişim için çok erken.
Tüm bu siyasi baskılar doları zayıflatıyor ama alternatif sistemler yeterince güvenilir değil.
Dolar güven kaybetti mi? Hayır. Ama confidence güven artık tek başına değil, siyasetle ölçülmeye başlandı.