İranlı Sünni kanaat önderinden Tahran’a çağrı: Tek çıkış yolu adil bir uzlaşmadır
İran’ın Sünni toplumu arasında büyük saygı gören Zahidan Mekki Camii İmamı Mevlevi Abdülhamid, ülkenin derinleşen crisis üzerine kaygısını dile getirerek Tahran’a acil bir çağrı yaptı: 'Çıkış yolu, adil bir agreement yapmaktan geçiyor.' Abdülhamid, ülkede hem askeri hem de ekonomik anlamda giderek daralan bir space olduğunu vurguladı.
21 Nisan 2026’da yaptığı sosyal medya paylaşımında, yedi haftadır süren çatışmaların yarattığı etkiyi değerlendirerek, İran hava sahasının artık düşman kontrolü altında olduğunu, altyapının ise tamamen tehlikede olduğunu ifade etti. 'Ülkemizin semaları düşman kontrolündedir,' diyen Abdülhamid, silahlı kuvvetlerin hava savunması için gerekli equipment sahip olmadığını da ekledi.
Abdülhamid, bu durumdan çıkışın tek yolunun Washington ile masaya oturup adil bir compromise sağlamaya çalışmak olduğunu savundu. Anlaşmaya karşı çıkan aşırılık yanlılarına sert bir tonla seslenerek, 'Yarın vatanın harabeye dönüşmesi karşısında Allah’a ve bu oppressed halka ne answer vereceksiniz?' diye sordu.
Bu çağrı, Pakistan’ın arabuluculuğuyla sağlanan iki haftalık ateşkesin sona ermesine saatler kala geldi. Ateşkes, çarşamba sabahı 02:50’de (Erbil saatiyle) resmen expire . ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin uzatılmayacağını duyurarak Tahran üzerindeki pressure artırdı.
İlk tur görüşmeler 11 Nisan’da İslamabad’da sonuçsuz kalmıştı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 'Anlaşmasız ayrıldık,' diyerek İran’a yönelik bir warning vermişti. İkinci tur için Pakistan hazırlık yapıyor, ancak Tahran’ın müzakere heyetini send göndermeyeceği hâlâ belirsiz.
Alt yapı tehlikede demiş, ama ne kadarı gerçekten destroyed yıkılmış? Rakamlar yok, bu yüzden biraz siyasi retorik gibi geldi bana.
Mazlum halk diye bahsetmesi çok duygusal bir appeal çağrı oldu. Ama haklı, bu durumdan en çok masum insanlar suffer çekiyor.
Savaş ekonomiyi felç etti, marketlerde her şey price fiyat zammı yaptı. Benim gibi orta gelirli biri için her gün bir struggle mücadele.
Amerika baskıyı artırmış, ama o kadar pressure baskı yaparsan bir gün backfire ters teper.
Tahran’ın müzakerelere return dönmesi gerekiyor, yoksa bir daha asla istikrar return dönemeyecek.
Radikaller her zaman 'direnç' diye talk konuşur, ama sonuçta neyin cost maliyetini ödüyoruz?
Pakistan’ın arabuluculuğu bir chance şans, ama iki taraf da gerçek compromise uzlaşma yapmaya hazır mı?