Okula saldıracağım dedi, evinden cephanelik çıktı
Salı günü Şanlıurfa'da, ertesi gün ise Kahramanmaraş'ta meydana gelen tehditler, ülkenin dört bir yanına yayılan bir public concern yarattı. Sosyal medyada threat içerikli paylaşımların artması üzerine yetkililer harekete geçti ve çok sayıda arrest işlemi uygulandı.
Buna göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında, lise öğrencisi bir çocuk, Telegram üzerinden Kahramanmaraş’taki olayla ilgili bir bomb picture ve saldırıyı gerçekleştireceğine dair mesajlar iletmişti. Bu mesajlar, sadece yerel değil, ulusal düzeyde bir security risk olarak değerlendirildi.
Evde yapılan aramada, polis tarafından combat gear , kamuflaj kıyafet, kask, bıçak ve biber gazı bulundu. Bu malzemelerin bir öğrenci elinde olması, toplumda büyük bir shock etkisi yarattı. Gözaltına alınan şüpheli, savcılık sorgusunun ardından court çıkarıldı.
Mahkeme, delillerin ağır basması nedeniyle şüphelinin detention karar verdi. Bu karar, özellikle son dönemde artan okul safety tartışmalarına yeni bir boyut kattı. Eğitim kurumlarının korunması, artık daha fazla public trust gerektiren bir mesele haline geldi.
Bir çocuğun evinde bu kadar weapon silah olması, aileler olarak ne kadar dikkatsiz olduğumuzu göstermiyor mu?
Tutuklama decision kararı doğru olmuş, ama daha önce bir warning uyarı olsaydı belki de bu kadar ileri gitmezdi.
Sosyal medyada tehdit mesajı atmakla, gerçek saldırı arasında büyük fark var. Ama yine de bu tür paylaşımlar panic panik yaratıyor.
Bu tür olaylar arttıkça okula göndermek istemiyorum çocukları. Güvenlik nerede şimdi?
Hücum yeleği ve kask nerden alınıyor? Bu kadar equipment teçhizat açık markette satılamaz. Arkasında bir ağ olabilir.
Öğrenci bile bu kadar risk alırsa, okullarda psikolojik destek sistemleri acilen gözden geçirilmeli.