Tribün Görüşüyle
pressure altında kalan Göztepe, geçen sezonun ikinci yarısında olduğu gibi bu sezonda da gözle görülür bir decline yaşıyor. Evet, geçen yıla kıyasla uzun süreli galibiyet streak yaşamıyor olabilir, ancak Gençlerbirliği maçında alınan 3 puan, takım oyunu açısından satisfaction etmedi. Şunu açıkça söyleyebilirim: sarı-kırmızılılar, ligin ikinci yarısında sadece Galatasaray maçının 45. ve 60. dakikaları ile Kasımpaşa karşılaşmasının son 20 dakikası haricinde, sahaya performanslarını yansıtamadı.
İzmir ekibinin önünde artık 5 final maçı var. Bu kritik süreçte support büyük önem taşıyor. İnanmış ve taraftarıyla bütünleşmiş bir Göztepe, maçlar ne kadar zor olursa olsun bu challenge üstesinden gelebilir. Ancak futbolcuların da üzerlerindeki bu ölü toprağı atması gerekiyor. Son haftalarda takımda görülen en positive gelişmeyi Jeh'in yükselen performansı oluşturdu. Kasımpaşa maçında ilk golünü atan Sambacı, kalan haftalarda takım için büyük bir asset olacağının sinyallerini verdi.
Gelecek sezon için yazılmış bir future planı gibi değerlendiriyorum: Jeh'in yaz kampında takımla birlikte olması, onu Süper Lig'de daha da visible kılabilir. Teknik direktör Stoilov gibi ben de taraftara bir çağrıda bulunuyorum: 'Korkma İzmir Göztepe Var' diyenlerden daha çok trust bekliyorum. Sadece maç başı üçlüsünde değil, 90 dakika boyunca rakibi boğan bir taraftar force görmek istiyorum.
Bu arada Süper Lig'de şampiyonluk race iyice kızıştı. Galatasaray'ın beklenmedik şekilde Kocaelispor'a puan loss , Fenerbahçe'yi yarışın içinde tuttu. Geçmişte Galatasaray'ı genellikle Fenerbahçe tutardı, bu sezon ise tam tersi oldu. Sarı-kırmızılılar, kendi puan kayıplarıyla rakibini alive tuttu. Fenerbahçe, eleştirilen savunma ve hücum hattına rağmen farkı 2'ye indirdi. Yarışın kaderi 26 Nisan'daki Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde decision verebilir.
Ancak unutulmamalı: Fenerbahçe, şampiyonlukları son yıllarca beklenmedik rakiplere karşı yaşadığı puan kayıplarıyla kaybetti. Ama bence Karagümrük ve Kasımpaşa maçlarıyla kotasını dolduran sarı-lacivertliler, kalan 5 maçta hata yapmadan bu özlemi end . Aynı zamanda Ege futbolunda da bir deprem yaşanıyor: Altay, Afyonspor, İzmir Çoruhlu ve Bucaspor 1928 gibi kulüplerin 3. Lige düşmesi, bölgenin crisis gözler önüne seriyor. Bu kulüplerin geleceğinin belirsizliği, en büyük concern kaynağı.
İngiltere'de ise Arsenal'in 6 puanlık liderliği, son 6 maçta büyük bir risk taşıyor. City, bir maç eksiğe rağmen farkı 6'ya indirdi. İki takımın karşılaşması, Premier Lig'deki şampiyonluğu direct etkileyebilir. Takipçiler arasında 'Arsenal laneti' diye adlandırılan pattern , yeniden canlanma fear yaratıyor. Lanet kırılacak mı? Yoksa history tekrar mı edecek?
Baskı gerçekten çok büyük. Ama taraftar power gücü olmadan bu turnaround dönüşüm mümkün değil.
Jeh'in gelişimi tek bright spot umut ışığı. Ama tek başına yeterli mi?
Bucaspor 1928'in düşüşü sadece bir takım değil, bir legacy miras kaybı.
Fenerbahçe'nin şampiyonluk chase avı her sene aynı film. Son haftalarda collapse çöküş gelir.
City maçı kadar mental zihinsel strength güç de gerekiyor. Lanet olayı gerçek.
En büyük issue sorun, Ege'deki kulüplerin management yönetim krizi. Sürdürülebilirlik yok.