Sur'daki vahşet davasında yeni aşama: Dosya yeniden görülecek
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, the accusation edildiğine göre bir kız çocuğunun fotoğrafını çektiği için vahşice saldırıya uğrayan Ergün Arslan'ın ölümüyle ilgili dava, yeniden gündeme geldi. 3 Nisan 2022'de Anzele Parkı'nda meydana gelen olay, sadece bir aileyi değil, toplum vicdanını da shock . Arslan, bıçaklı saldırı sonrası sokaklarda sürüklenirken hayatını kaybetti. Görgü tanıkları ve güvenlik kameraları o anları kaydetti.
Polis, olaydan kısa süre sonra 6 şüpheliyi gözaltına aldı. Soruşturma kapsamında incelenen görüntüler, sanıkların kimliklerini ortaya çıkardı. Şüphelilerden bazıları tutuklandı, bazıları ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak olayın asıl çarpıcı yanı, saldırı anında orada bulunan küçük kız G.S.'nin ifadesiydi: fotoğrafı çeken kişinin Ergün Arslan değil, başka biri olduğunu statement .
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm sanıklar için life sentence talep etti. Fakat dava, ilk mahkeme kararında beklenen sertliği gösteremedi. Sanık Baran Eren’in cezası, iyi hal indirimiyle 25 yıla düşürüldü. Bu karar kamuoyunda büyük bir disappointment yarattı. Mağdurun eşi Azize Arslan, tüm sanıkların ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasını istedi.
İstinaf Mahkemesi, davanın incelemesini tamamlayarak sanıkların mahkumiyet kararlarını overturned ve dosyanın yeniden görülmesine karar verdi. Bu, davaya yeni bir process kazandırdı. Mahkeme, bir sonraki duruşmanın 14 Temmuz’da yapılmasına hükmetti. Toplum, adaletin tecelli edilmesi için gözlerini bu tarihe fix .
Bir anne, oğlunun fotoğrafını çeken kişinin başka biri olduğunu söylüyor ve yine de adalet gecikiyor. Bu kadar evidence kanıt varken nasıl oluyor bu?
İlk karar 25 yıl olmuş, toplumda büyük outrage öfke yaratmış. Artık herkes tam ceza istiyor.
Maalesef bazı davalarda public pressure kamuya baskı yapınca mahkeme harekete geçiyor. Normalde bu kadar vahşete müebbet gerekir.
14 Temmuz çok uzak değil ama her geçen gün biraz daha hope umut tükeniyor.
Bu olay sadece bir dava değil, toplumsal bir trust güven krizidir.
Savcılık müebbet istemiş ama ilk ceza indirilmiş. Sistemde bir aksaklık var açıkça.