Cumhurbaşkanının takımı mı, yoksa kayırılan takım mı?
league boyunca her hafta yeni bir drama yaşanırken, 36. hafta maçında home izlenen oyun, sadece skorla değil, yaşanan yankılarla da dikkat çekti. Erokspor, Ankara Keçiörengücü'ne karşı Mame Mor Faye'nin 46. dakikada attığı golle 1-0 öne geçti. Ama bu galibiyet, saha dışında çok daha büyük bir storm neden oldu. Maç sonu statement , sadece bir defeat değil, bir isyanın başlangıcı oldu.
experienced futbolcu İbrahim Akdağ, maçın ardından adalet talebiyle sesini yükseltti. “Maçın başından sonuna kadar kazanmaya yakın taraftık,” diyerek başlayan Akdağ, “Futbolla ve maçla alakalı konuşmak istemiyorum,” diyerek daha derin bir suçlamaya geçti. president 'nın herkesin ortak figürü olduğunu, ama bazı takımların kayırıldığını ifade etti. “Buradakiler kayırılıyor,” dedi, ve bu sözleriyle sadece bir referee kararı değil, sisteme dair bir eleştiri sundu.
Akdağ, geçmişte yaşadıkları penalty kararlarını da gündeme getirdi: “İlk maçta nasıl berabere kaldığımızı bütün Türkiye gördü. Bugün de yüzde 100 penaltımız verilmedi.” Bu tür olayların ardı arkası kesilmiyor, dedi ve özellikle fear duymadığını vurguladı. “Allah'tan, başka hiçbir şeyden korkmuyorum,” diyerek cesaretini ortaya koydu. Gerçeği söylemenin bir görev olduğunu belirterek, “Haksızlık karşısında da susan dilsiz şeytandır,” ifadesini kullandı — sadece bir player değil, bir witness gibi konuşuyordu.
Akdağ'ın eleştirileri, sadece bu maçla sınırlı değil. “Lig gerçekçi değil,” dedi. “Nasıl istiyorlarsa o şekilde bitiriyorlar maçları.” Bunu, sadece money ve power ilişkileriyle değil, duygusal bir bağlamda da ifade etti. Erokspor’un Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlik yıllarında oynadığı team olduğunu hatırlattı. “Başkanımız tek başına elinden geleni yapmaya çalışıyor,” diyerek kendi kulübünün zorluklarına da dikkat çekti. Bu mücadele, sadece futbol değil, bir mücadele haline gelmişti.
Bir futbolcu bu kadar net konuşursa, içinde bir gerçek vardır mutlaka.
Herkes aynı president cumhurbaşkanı'nı seviyor ama neden herkes aynı adaleti göremiyor?
Ligdeki kayırılma artık bir sır değil, herkes biliyor ama kimse tam söylemiyor.
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” – bu cümleyi bir player futbolcu değil, bir filozof söylemiş gibi.
Esenler Erok'un tarihi var ama şimdi sadece siyasi bir sembol mü?
Bir defeat mağlubiyet bu kadar çok şeyi açığa çıkarabilir mi gerçekten?
Hakemler her hafta tartışılıyor ama sistem değişmiyor. Neden?
Parayla başarısız olmamak için fear korkanlar, futbolu zaten kaybetmiş demektir.