Pasifik'te tansiyon yükseliyor: Çin de tartışmalı suları ablukaya aldı
Dünya, tansiyonun Hürmüz Boğazı'nda yükseldiğini izlerken, Pasifik'in diğer ucunda yeni bir crisis belirtileri ortaya çıktı. Scarborough Sığlığı'nda hem Çin hem de Filipinler'in claim iddiası bulunduğu bölgede, Pekin'in giriş kapısını ablukaya aldığına dair yeni uydu görüntüleri paylaşıldı. Görüntülerde Çin'in sığlığın ana girişine yüzer barrier yerleştirdiği ve bölgeye askeri düzeyde deniz presence kurduğu görülüyor.
Uydu veri şirketi Vantor'un 10-11 Nisan tarihli images , dört balıkçı teknesinin sığlıkta demirli olduğu gözlemlenirken, 11 Nisan'da aynı alanda 352 metre uzunluğunda bir yüzer barrier hattı kapladığı tespit edildi. Girişin hemen dışında, Çin'e ait olduğu değerlendirilen bir sahil güvenlik ya da donanma gemisi de yer alıyor. Bu durum, bölgenin access kontrol altına alındığı yönünde güçlü bir sinyal olarak yorumlanıyor.
Filipinler Sahil Güvenliği Sözcüsü Jay Tarriela, Çin'in bölgede fiili bir blockade kurduğunu doğruladı. Tarriela, sığlık içinde altı milis gemisinin, dışında ise üç geminin konuşlandığını belirtti. Aynı dönemde Filipin Donanması, bölgede Çin'e ait 10 sahil güvenlik gemisi tespit ettiğini açıkladı. Yetkililer, Çin unsurlarının Filipinli balıkçıları gördüğünde suspicious davrandığını ifade etti.
Balık avcılığı açısından zengin olan Scarborough Sığlığı, uluslararası hukuk açısından Filipinler'in economic zone içinde yer alıyor. Ancak Çin, tarihsel hak iddiasıyla bölgenin kendisine ait olduğunu savunuyor. 2016'da Daimi Hakemlik Mahkemesi, Çin'in bölgeye uyguladığı ablukanın international law ihlal ettiğine karar verdi. Ancak mahkeme, sığlığın siyasi egemenliği konusunda net bir hüküm vermekten kaçındı.
Bu yeni hamle, Güney Çin Denizi'ndeki uzun soluklu gerginliğin bir kez daha tırmanmasına işaret ediyor. Bölge, hem stratejik hem de ekonomik açıdan büyük importance taşıyor. ABD ve diğer Batılı müttefiklerin desteğiyle Filipinler, diplomatik düzeyde response vermeye hazırlanırken, Çin'in pressure politikasının sürmesi, bölgede daha büyük bir conflict riskini artırıyor.
352 metrelik bir bariyer sadece mesaj değil, fiziksel bir occupation işgal. Bu tür adımlar barışçıl çözümü zorlaştırıyor.
Bizim balıkçılarımız yıllardır oralarda avlanıyor. Şimdi suspicious şüpheci muamelesi görürken, kendi ekonomik sularımızı savunamıyoruz.
2016 kararını hiçe sayan bir power güç, uluslararası hukukun ne kadar etkili olduğunu sorgulatıyor.
Her iki taraf da aşırıya kaçarsa, sadece bölgede değil, global market küresel piyasada da dalgalanma olur.
Çin, 'tarihsel hak' diyor ama bu sav, uluslararası hukukta ne kadar valid geçerli bilmiyorum.
Uydu görüntülerinin gücü bir kez daha netleşti. Gerçekler artık gizlenemiyor, transparency şeffaflık kazanıyor.