Şifalı Bitkilerin Gölgeli Yüzü: Doğal Demek Güvenli Demek Değil
Anadolu’nun rich florası, tarih boyu 'Anadolu halk tababeti' diye bilinen bir healing geleneğe ev sahipliği yaptı. Ülkemizde yaklaşık 12 bin bitki türü yetişiyor — bir hazine, evet; ama her hazine gibi, yanlış kullanıldığında tehlike de barındırıyor. Lokman Hekim Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlkay Erdoğan Orhan, 'doğala dönüş' modasının ardında yatan bilgi gap uyarısında: Bitkisel ürünler, herkesin sandığı gibi masum değil. Modern fitoterapi ile geleneksel uygulamalar sıklıkla birbirine confused — sonuçlar bazen sağlık değil, hastalığa yol açabiliyor.
Fitoterapi, sadece 'doğal' demekten çok öte: Bilimsel temelli bir treatment yöntemi. Prof. Dr. Orhan, bu ilaçların etki mekanizmalarının belirlenmiş, güvenilirlik sınırlarının tanımlanmış olması gerektiğini vurguluyor. Yan etkileri, ilaç etkileşimleri, farmasötik kalite — hepsi standard tabi. 'Eczaneden aldığınız ağrı kesiciyle bitkisel ilacın üretim kalitesi arasında fark olmamalı,' diyor. Yani: Doğal = otomatik olarak güvenli değil. Aksine, kalitesi garanti değilse, risk artıyor.
Piyasada dolaşan bazı ürünlerin bu quality kriterlerini karşılamadığını söyleyen Orhan, yeterli denetimden geçmeyen bitkisel ürünleri 'sağlık açısından tehdit' olarak tanımlıyor. Özellikle aktarlardan rastgele hazırlanan karışımlar, bilimsel destekten yoksun öneriler, medyadaki kulaktan dolma advice — hepsi yanlış kullanımı besliyor. 'Bitkisel ürünler zararsızdır' algısı, tıpkı bir myth gibi yaygın, ama tıbbi gerçekle bağdaşmıyor.
Dünya genelinde iki farklı yaklaşım var: Avrupa’da bitkisel ilaçlar çoğunlukla 'ilaç' kategorisinde sıkı denetim altına alınıyor; ABD’de ise büyük oranda 'gıda takviyesi' olarak değerlendiriliyor. Orhan, bu farkı vurgularken Avrupa modelini hasta güvenliği açısından controlled bulduğunu ifade ediyor. Eczacılar, bu alandaki bilgi kirliliğine karşı toplumu doğru bilgilendirmede kritik rol oynuyor. Çünkü şifa umuduyla alınan bir ot bile, bilinçsizce kullanıldığında, zarar veren bir etkiye dönüşebilir.
Gerçekten de en çok duyduğum şey: 'Doğal olduğu için kesin zararsızdır.' Ne yazık ki yanlış bir algı bu.
Bizim mahalledeki aktar herkese kedi otu veriyor. Bunun aslında tıbbi bir supervision gözetim gerektirdiğini bilmiyor muydu acaba?
Ben hâlâ doğal ürünlerin daha güvenli olduğuna inanıyorum. Ama bu yazıyı okuyunca doubt şüphe mi düştüm?
Eczacının bu konuda rehberlik yapması elbette hayati önem taşıyor.
Daha önce bitkisel şurup kullandığımda tansiyonum yükseldi. Doktor 'etkileşim' dedi. O zaman ne demek istediğini anlamamıştım.
Doğal diye her şeye sıçramayın, diyen tek ben miyim?
ABD'de gıda takviyesi olarak satılması, denetimsizliği artırıyor olabilir. Avrupa yaklaşımı gerçekten daha responsible sorumlu görünüyor.