Ankara’da Güvenli Liman Mesajı: Ekonomi, Savaşların Gölgesinde Yükseliyor
Ankara’da bir meeting , yalnızca masaların değil, beklentilerin de bir araya geldiği bir sahne haline geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya başta olmak üzere bir iş dünyası heyetiyle buluştu. Bu isimler, sadece trade değil, aynı zamanda stratejik bir ekonomik anın sembolleri olarak masaya oturdu. Tartışmalar, Türkiye-ABD arasındaki economic bağların derinleştirilmesine, yatırım alanlarının genişletilmesine ve iş iş birliği alanlarının çeşitlendirilmesine odaklandı. Her el sıkışma, aslında bir güven sinyaliydi.
Bolat, konuşmasında geçmiş temaslara da atıfta bulundu: New York’taki Türkiye Yatırım Konferansı, BM Genel Kurulu arka planı, ABD Ticaret Temsilcisi ve diğer üst düzey yetkililerle yapılan görüşmeler… Tüm bunlar, ‘kurumsal bir diyalog’ olduğunun kanıtıydı. Bakan, Türkiye’nin ekonomik verilerini de masaya koydu: 22 çeyrektir devam eden kesintisiz growth , OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olma statüsü. 2025’te 390 milyar dolarlık ihracat hedefi başarıyla achieved . Mal ihracatı 273,3 milyar, hizmet ihracatı 122,6 milyar dolara ulaştı.
İlk çeyrekteki ihracatın 63 milyar doları exceed , ekonominin nabzının güçlü attığını gösteriyordu. Almanya en büyük pazar, ardından ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa geliyordu. Bu, Türkiye’nin Avrupa ve transatlantik pazarlarla olan entegrasyonunun derinliğini ortaya koyuyordu. Bolat, bu gücün ardındaki temeli vurguladı: istikrar. İstikrarlı bir siyasi yapı, güçlü bir liderlik, dengeli dış politika… 23 yılda 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşılması ve kişi başına gelirin 18 bin doları surpass , sadece sayı değildi; bir mesajdı.
Yabancı doğrudan yatırımlar, bu güvenin somut kanıtıydı. Geçen yıl 13 milyar dolar, son 23 yılda toplamda 290 milyar dolar. Uluslararası şirket sayısı 89 bine çıktı; 23 yıl önce bu rakam sadece 5.600’dü. Bu şirketler, 1,2 milyon kişiye employment sağlıyor, ihracata 70 milyar dolar katkı yapıyor. Bolat, Körfez’deki belirsizliklerin, Türkiye’yi bölgedeki güvenli liman konumunu daha da strengthen söyledi. Artık sadece bir ekonomi değil, bir sığınak algısı oluşuyordu. Ve bu algı, yatırım kapısını daha da ardına kadar açıyordu.
63 milyar dolarlık çeyreklik ihracat… Bu rakam, impressive etkileyici bir performans değil mi?
Körfez’deki savaşın bitiminden sonra yatırım artacakmış. Peki bu tahmin neye dayanıyor? Somut bir plan var mı?
Ulukaya’nın burada olması bile bir sinyal. Gerçekten symbolic sembolik bir buluşma olmuş.
İstihdamın 1,2 milyonda kalması yeterli mi? Nüfusumuz düşünülürse biraz modest kısır kalıyor bu rakam.
Türkiye artık sadece üretim değil, aynı zamanda bir güvende hissettirme gücüyle satılıyor.
Transatlantik entegrasyon derken tam olarak neyi kastediyorlar? AB’yle mi, yoksa ABD ile doğrudan mı?
290 milyar dolar yatırım var ama bunların ne kadarı reel sektörde, ne kadarı portföy? Bu ayrımı göremiyorum.