Savaşın artırdığı maliyet ‘yeşil’ dönüşümle düşürülecek
İhracatın artan maliyetleri, Türk çelik sektöründe green dönüşümle karşılanmaya başlıyor. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB), Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen Wire & Tube 2026 Fuarı'na 197 company ile katıldı. ÇİB Denetim Kurulu Üyesi Selçuk Yılmaz, Türk firmalarının öne çıkan avantajlarının geographic yakınlık, hızlı teslimat ve yüksek kalite olduğunu söyledi.
Yılmaz, İran-ABD gerilimlerinin shipping maliyetlerini yüzde 40'a kadar artırdığını belirtti: "İhracatımızın önemli bir bölümünü gemilerle gerçekleştiriyoruz." Aynı zamanda doğalgaz ve elektriğe olan bağımlılık nedeniyle input maliyetlerinin de yükseldiğini vurguladı. 4 Nisan itibarıyla sanayi kullanımda yapılan zam, üretimi doğrudan etkiledi. Bu durum, cost baskısını daha da artırdı.
Yılmaz, Avrupa Birliği'nin kota ve ilave vergi politikalarının ihracatı zorlaştırdığını ifade etti. AB'nin en önemli pazar olmasına rağmen, kota aşımında uygulanan yüzde 25'lik vergi ve kotaların daraltılması planı, pressure artıran faktörler arasında. Bu nedenle sektör, renewable energy yatırımlarıyla maliyetleri dengeleme yoluna gidiyor. Mevcut üretimde yaklaşık %15-20'lik bir paya sahip olan güneş enerjisi, bu stratejinin merkezinde yer alıyor.
Yılmaz, Türkiye'nin 2025'te 38 milyon ton sıvı çelik üretimiyle dünya 7'sinde, Avrupa 1'inde yer aldığını belirtti. Yaklaşık 19 milyon tonluk export hacmiyle küresel pazarda güçlü bir konum sürdürüldü. 2026 hedefi ise 20 milyon ton ihracat ve 17 milyar dolarlık revenue . Bu hedeflerde sapma beklenmiyor.
Yılmaz, fiyatların commodity piyasalarında dalgalanmaya devam ettiğini, 2021'de bin 400 dolara çıkan çelik fiyatlarının şu an 600-700 dolar seviyesinde olduğunu hatırlattı. Bu yüzden sektör, birim fiyatın ötesinde value-added ve üretim hacmine odaklanıyor. Coğrafi yakınlık, uzun tedarik hatlarının risklerine karşı Türkiye'nin Avrupa için "güvenli liman" olma advantage pekiştiriyor.
Navlun increase artışı ciddi bir vuruş. Özellikle Hindistan ve Vietnam ile rekabet ederken, bu farkı yeşil enerjiyle kapamak zor. Ama mantıklı bir strategy strateji.
Yenilenebilir enerjiye geçiş sadece çevre için değil, cost maliyet kontrolü için de kaçınılmaz. Elektrik zammı herkesi zorluyor zaten.
AB'nin kota politikaları her seferinde Türk exporter ihracatçıyı sıktı. Şimdi de yeni daraltma mi? Açıkçası protectionism korumacılık bayağı aşırıya kaçtı.
48 saatte limana ulaşmak, 30 gün değil, büyük bir advantage avantaj. Jeopolitik riskler arttıkça, bu yakınlık daha da değer kazanıyor.
Fiyatlar 600 dolarda ama input girdi maliyetleri yükseliyor. Kar marjı nasıl korunacak? Bu önemli bir challenge zorluk.
2050 net sıfır hedefi ciddi. Şu an %15-20 yenilenebilir enerji kullanımı varmış. Hedefe ulaşmak için bu oranın çok daha hızlı artması gerek urgently acilen.