TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, PAB 152'nci Genel Kurul Başkanlığına seçildiğini duyurdu
İstanbul'da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurulu'nda, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birlik başkanlığını kararla üstlendi. Toplantı, PAB Başkanı Tulia Ackson'ın başkanlığında yapılan 217'nci Yürütme Konseyi toplantısıyla başladı ve uluslararası siyasi pressure altında gerçekleşti. Ackson, Orta Doğu'daki çatışmaların yalnızca bölgede değil, küresel ekonomi ve toplum istikrarını da risk altında bıraktığını vurguladı.
Ackson, İstanbul'daki topluluğun anlamı üzerinde durarak, public trust ve çok taraflı kurumların korunması adına birlikte hareket etme support çağrısında bulundu. "Halkın temsilcileri olarak, tarihin mimarlarıyız ve barışın öncüleri olmaya çağrılıyoruz," dedi. Ardından yapılan oylama sonucu Kurtulmuş, Özbekistan ve Azerbaycan meclis başkanlarının teklifiyle Genel Kurul Başkanlığı'na officially olarak seçildi.
Kurtulmuş, görevi kabul ederken, dünyada yaşanan çalkantılı dönem için change ihtiyacı olduğunu dile getirdi. "Bu toplantı çok anlamlı bir zamanda gerçekleşiyor. Dünyanın geleceği için, barış için ve daha çok adalet yaratmak için birlikte en iyi solution bulabiliriz," ifadelerini kullandı. Parlamentolar arası temasın insanlığın ortak vicdanına hitap ettiğini belirterek, alınan kararların halklar için hayırlı olmasını diledi.
TBMM Başkanı, uluslararası sistemin sorunları çözme iddiasına rağmen norm uygulama courage gösteremediğini belirtti. "Küresel sistem, sorunları çözme iddiasını korurken norm uygulama cesaretini ortaya koyamamaktadır. Hukuk, güçlüleri için esnerken, zayıflar için katılaşmış bir pressure aracına dönüşmüştür," dedi. Gazze'deki durumu örnek gösteren Kurtulmuş, bu krizin yalnızca bölgesel değil, insanlığın ortak bir test olduğuna dikkat çekti.
Kurtulmuş, mazlumların hayatı pahasına süren suskunluğun asla tarafsızlık olarak kabul edilemeyeceğini, yardım geçişlerinin de bir favor olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Parlamentoların bu dönemde büyük bir görev taşıdığına inandığını belirten Kurtulmuş, "Sözü açık söyleyecek, nezaket adı altında hakikati hide bir duruş sergileyeceğiz," dedi. Ekonomik dengesizliklerin barışla doğrudan bağlantılı olduğunu, kalkınmanın yalnızca büyüme değil, refahın adil paylaşımı olduğunu ifade etti.
Son olarak, güçlü olanın hukuk ürettiği bir sistemden bahseden Kurtulmuş, bu denklemin human conscience tatmin edemeyeceğini söyledi. Kurumların itibar kaybının, küresel vicdanla siyasal mekanizmalar arasındaki mesafeyi açtığını dile getirdi. "Umudun, barışın ve adaletin irade gösterildiği ölçüde anlam kazandığını hatırlatmak isterim," diyerek Genel Kurul Başkanlığı görevini bu bilinçle yerine getireceğini belirtti.
Güçlü olanın hukuk ürettiği bir dünyada, justice adalet nasıl mümkün olabilir ki?
Kurtulmuş'un konuşmasında public trust kamu güveni vurgusu çok yerindeydi. Kurumlar güven kaybetti.
Yine aynı pressure baskı altında toplanıyoruz. Ama çözüm üretmek için fırsat var.
Gazze'de yaşananlar bir test sınav. Suskunluk, suç ortaklığına dönüşüyor.
Nezaketle zulüm örtülmemeli. courage Cesaret gösteren sözler söyledi.
Yeni bir solution çözüm dalgası mı başlıyor? Umarım bu kez farklı olur.