Meclis'te tansiyon yükseldi: Ben senin bildiğin kadınlara benzemem
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tension yükseldi. DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukcu’nun asgari wage üzerindeki konuşması, AK Parti milletvekilleriyle arasında sert bir exchange yol açtı. Meclis Araştırma Önergesi kapsamında çalışan nüfusun yarısının asgari ücretle geçindiğini vurgulayan Konukcu, bu durumun average ücret olmasına dönüştüğünü ifade etti: "Aslında istisna olması gereken bir ücret, bizim ülkemizde maalesef ortalama ücret durumuna geldi."
Konukcu, çalışanların insecure koşullarda, uzun saatler boyunca, hatta on dört saate varan working conditions işe zorlandığını belirtti. “İş cinayetlerine maruz kalarak, kadın emeğinin ucuzlatılması pahasına asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar” diyen milletvekili, bu durumu eleştirdi. Sözleri sırasında AK Parti sıralarından gelen interruptions isyan ederek, “Ya, Allah aşkına dışarıda konuşun ya! Bir de en önde konuşuyorsunuz gelmiş, bu kadar da olmaz ki ama gerçekten arkadaşlar” diye tepki gösterdi.
AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, bu warning “Bu da huy oldu sizde. Her konuşmacı buraya çıkıyor, AK Parti sıralarına dönüp had bildiriyor, asıl siz haddinizi bilin” diyerek karşılık verdi. Karşılıklı accusations tırmanmaya devam etti. Konukcu, “Konuşamazsın burada ya böyle oturup. Çık arkada konuş” derken, Çalkın da “Genel Kurul’a seslenin, bir daha bize böyle hadsizlik yapmayın” diyerek protest sürdürdü.
Durum iyice gerildiğinde Çalkın, “Hadsizlik yapma, terbiyesiz” dedi. Bu söz üzerine Konukcu kürsüde sert bir response verdi: “Sensin terbiyesiz. Sen kimsin bana 'terbiyesiz' diyorsun. Ne bağırıyorsun oradan be! Bağıramazsın bir kadına bu şekilde sen. Bana 'terbiyesiz' hiç diyemezsin. Ben senin bildiğin kadınlara da benzemem.” Bu çıkış, salonda kısa süreli bir silence yarattı.
Meclis Başkanvekili Pervin Buldan’ın “terbiyesiz” demeyin çağrısına rağmen tartışma devam etti. Konukcu, AK Parti sıralarındaki kadın milletvekillerine seslenerek, “Siz de bir şey söyleyin. Bir kadın olarak niye onurunuz zedelenmiyor sizin? Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar?” diye sordu. Düzce Milletvekili Ayşe Keşir’in “Neden herkese sataşıyorsunuz?” cevabı üzerine Konukcu, “Kürsünün dikkatini dağıtmak için mahsus yapıyorsunuz. Biz burada işçinin, emekçinin sorunundan bahsediyoruz, asgari ücretle ilgili önerge veriyoruz. Milletin derdini çözmediğiniz gibi buradan 'çen, çen, çen'. Yeter ya!” diyerek sözlerini kapattı. public trust bu tür gerginliklerde kolayca aşınıyor.
Asıl sorun bu tension tansiyon değil mi? Çalışanlar ücretle uğraşırken milletvekilleri birbirine yell bağırıyor.
‘Ben senin bildiğin kadınlara benzemem’ lafı çok ağır geldi. Bu claim iddia, o siyasi sıralardaki diğer women kadınları dışlıyor gibi.
Bir kadın milletvekiline ‘terbiyesiz’ demek kolay. Ama onun konuşmasının core özünde worker's rights işçinin hakları var. Onu görmezden gelmek daha terbiyesizlik.
Meclis’in haysiyet kurumu olması gerekir. Ama her tartışmada bu kadar personal kişisel saldırı varsa, respect saygı kalmaz.
Asıl issue mesele asgari ücretin inflation enflasyon karşısında erimesi. Ama bu debate tartışma onu gölgede bıraktı.
Bir önergeyi tartışmak yerine, birbirine shout bağırmak mı gerekiyor? Karar veremiyorlarsa, en azından saygılı olabilirlerdi.