Trump'ın 'İran medeniyeti yok olacak' tehdidi sonrası siyasi kriz derinleşti
ABD ve İran arasındaki tensions , Trump'ın 'İran medeniyeti bu gece yok olacak' sözleriyle yeni bir zirveye çıktı. Savaşın 39. günü, threat sonrasında nuclear attack iddiaları hızla yayılırken, Beyaz Saray'dan gelen acil açıklama bu senaryoyu reddetti. Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması talebiyle İran'a belirli bir deadline vermişti ve bu sürenin bitimine yakın 'medeniyetin yok olacağı' yönünde çarpıcı bir warning yayımladı.
Tepki olarak Beyaz Saray, 'Nükleer silah kullanılmayacak' açıklamasını yaptı. Aynı zamanda, Trump'ın tüm options elinde tuttuğunu belirten Başkan Yardımcısı JD Vance'in Macaristan'daki konuşmasının 'ABD, İran'da nükleer silah kullanabilir' şeklinde aktarılmasına sert bir reaction gösterdi. Yetkililer, 'Bu iddia hiçbir şeyi ima etmiyor, sizi soytarılar' diyerek medya eleştirisi yaptı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 'Ne olacağına sadece Trump karar verecek' diyerek decision mekanizmasının merkezde olduğunu vurguladı. ABD'nin İran'a gece saatlerinde saldırı düzenleyebileceği iddiaları arasında, başkanın plan hakkında net bilgi verilmedi. Ancak İran'ın TSİ 03.00'a kadar negotiation şansı olduğu ifade edildi.
İran Devrim Muhafızları, 'Kırmızı çizgiler aşılırsa yanıtımız bölgenin ötesine uzanır' diyerek sert bir counter-threat savurdu. Ayrıca tüm diplomatic channels kapandığını duyurdu. Bu arada İsrail ordusu, İran'da 8 köprünün hedef alındığını açıkladı. Bu köprülerin askeri transportation güzergahı olduğu savunuldu.
ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran ise yanıt olarak ABD'nin bölge üslerinin bulunduğu ülkeler olan Katar, BAE, Bahreyn ve Kuveyt'te hedefler belirledi. Bu çatışmalarda, eski İran lideri Ayetullah Ali Hamaney dahil çok sayıda üst düzey yetkili öldü. Artık trust tamamen zedelenmiş, riskseviyesi kontrolsüz bir şekilde baskıyı artırıyor.
Böyle bir threat tehdit uluslararası hukuka aykırı. Bir civilization medeniyetin yok edilmesi nasıl bir plan içinde geçerli olabilir ki?
Beyaz Saray'ın 'sizi soytarılar' demesi dikkat çekici. Ama aslında kendi pressure baskı altındakileri gizlemeye çalışıyorlar.
Her iki taraf da risk alıyor ama masada diplomacy diplo kalıyor mu bilemiyorum. Güven yok, iletişim yok.
İsrail'in köprüleri vurması stratejik bir move hamle ama sivil cost maliyet yüksek olabilir.
ABD'nin deadline son tarih koyması değil, 'yok olacak' demesi insanı fear korkutuyor. Bu bir cumhurbaşkanı mı konuşuyor?
Tüm options seçenekler mi elinde? O halde neden peace barış seçmiyor?