Türkiye'nin Nabzı Atıyor: Ekonomi, Güven ve 'Hiçbiri' Yanıtı
Türkiye'nin nabzı ekonomide atıyor. economy ve hayat pahalılığı, yurttaşların gündeminin tam ortasında. Asal Araştırma'nın Nisan 2026 tarihli political agenda , halkın gözü önünde bir krizin devam ettiğini gösteriyor. Katılımcıların neredeyse üçte ikisi, yani yüzde 57,5'lik bir kesim, en büyük sıkıntının rising prices ve cebi delen daily expenses gördüğünü belirtiyor. Adalet sistemi ve unemployment bu baskın ikilinin uzağında kalıyor.
Ancak sorun sadece perception değil; güven de tükendi. ekonomi yönetimine duyulan trust , record low seviyelerde. Katılımcıların neredeyse two thirds güvenmediğini ya da completely güvenmediğini ifade ediyor. ‘Çok güveniyorum’ diyenler ise yüzde 4 gibi negligible bir oranda. Hükümetin politikaları da bu güvensizliği yansıtıyor: Yüzde 55,2 onaylamıyor.
İleriyi görmek isteyenler için umut pek parlak değil. future expectations kasvetli: Katılımcıların yüzde 64,5 önümüzdeki altı ayda ekonominin worsen düşünüyor. Bu oran, improve bekleyenlerin iki katından fazla. inflation , utility bills ve rent yükü, bu karamsarlığın somut yüzü. İnsanlar sadece survival mücadelesinde.
Raporun en çarpıcı tespitlerinden biri ise siyasi hayal kırıklığı. ‘Sorunları hangi parti çözer?’ sorusuna yüzde 35,5, none yanıtını veriyor. Bu, bir silent protest gibi. AKP ve CHP sırasıyla yüzde 24 ve yüzde 20,5 ile öne çıkıyor ama bu rakamlar da oyların yarısını bile bulmuyor. Yönetime güven sarsılmışken, muhalefetin sunduğu alternatif de yeterince ikna edici görünmüyor.
Her sabah markete girerken budget bütçemi yeniden kuruyorum. Bir ekmek, bir süt, bir peynir bile affordable ucuz değil artık.
Yüzde 35,5 'hiçbiri' demek çok doğru. Ne varsa hepsini beraber mess berbat etti.
Ekonomi crisis kriz değil, yönetim başarısızlığı. Rakamlar bunu çok net söylüyor.
Babam derdi: 'Fakirlik utanç verici değil, injustice haksızlık utanç vericidir.' Bugün inflation enflasyon da haksızlık gibi.
Bu rapor muhalefet için bir wake-up call uyarı olmalı. Sadece iktidarı criticize eleştirmek yetmiyor.
Benim teyzem 70 yıllık cumhuriyet citizen vatandaşı, 'Artık hiçbirine trust güvenmiyorum' diyor. Bu, bir generation neslin disappointment hayal kırıklığı.
Sosyal bilimlerde 'güven krizi' demek, sistemin işlevini yitirdiğini söylemekle eş anlamlıdır.
Benim mahalledeki müşteriler her hafta aynı groceries gıda alışverişi için daha çok ödüyor. Hayat pahalılığı artık bir daily reality günlük gerçek.