Dışarıda Yemek Artık Lüks Hâline Geldi! Yüzde 20 Zam Yolda
Artan jeopolitik tension , enerji ve lojistik maliyetlerini sharply yükseltirken, bu baskı tarladan sofraya uzanan uzun supply chain doğrudan yansıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, gıda sektöründe cost artışı riskini ciddi şekilde artırdı.
Sektör representatives , bu durumun restoran fiyatlarına da kısa sürede impact öngörüyor. Geçtiğimiz aylarda hafiflemeye başlayan enflasyon beklentileri yeniden tırmanışa geçerken, işletmeler survival mücadelesi veriyor.
Özellikle imported mal kullanan veya dış pazarlara bağımlı olan mekanlar, girdi maliyetlerindeki increase karşılayabilmek adına önümüzdeki dönemde menülerde price güncellemeleri yapmak zorunda kalabilir. Beklenen artışların bazı bölgelerde %20'ye kadar climb ifade ediliyor.
Tüketici açısından bu, dışarıda yemek yemenin eskisi gibi sıradan bir habit olmaktan çıktığını gösteriyor. Artık bu tür harcamalar, aile budgets daha dikkatli değerlendiriliyor ve lüks bir choice haline dönüşüyor.
Geçen ay bir çorba ile ana yemeğe 450 lira verdim. Bu rate hızla bir lüks hayat oluyor.
Yine cost maliyet arttı diyorlar ama kârlar düşmediğini kimse sorgulamıyor.
İthal zeytinyağı, baharat, hatta bazı sebzeler bile dış kaynaklı. Bu pressure baskı nasıl yansımasın?
Yerli üretimi artırmak tek solution çözüm. Ama kimse uzun vadeli plan yapmıyor.
Haftada bir kez dışarı yemek, artık expense gider kalemine giriyor. Eskiden öyle değildi.
Kamu güveni zayıfladıkça, küçük işletmeler en çok bunun faturasını ödüyor.
Bu trend eğilim 2026 sonuna kadar daha da keskinleşir diye düşünüyorum.