Fazla kromozoma karşı genetik atılım: Down sendromunda yeni umut
genetic biliminde uzun süredir imkânsız olarak görülen bir eşik aşılmak üzere; Down sendromu gibi chromosome fazlalığına bağlı durumlarda, hücrelerdeki fazla kromozom yok edilmek yerine doğanın mekanizmaları taklit edilerek etkisiz hale getirildi. İnsan vücudunun en karmaşık yapılarından biri olan genetic code , bazen küçük bir kopyalama hatasıyla tüm hayatı değiştirebiliyor. Toplumda Down sendromu olarak bilinen Trizomi 21 durumu da, hücrelerde fazladan bulunan o tek bir chromosome sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Yıllardır tıp dünyası bu fazlalığın yol açtığı zihinsel ve fiziksel etkileri hafifletmeye çalışsa da doğrudan kaynağa intervention etmek imkansız görünüyordu. Ancak Harvard Tıp Fakültesi ve Beth Israel Deaconess Tıp Merkezi’ndeki uzmanlar, meseleye bambaşka bir pencereden bakmaya başladı. Bu sefer hedef, hatayı kabullenmek değil, o fazla olan parçayı biological bir hamleyle devre dışı bırakmak.
Vücudumuz aslında genetic fazlalıklarla başa çıkma konusunda sandığımızdan daha tecrübeli. Kadınlardaki hücre yapısını inceleyen araştırmacılar, iki X kromozomundan birinin "XIST" adı verilen özel bir gen sayesinde doğal olarak etkisiz hale getirildiğini fark etti. Bilim insanlarının yeni stratejisi ise bu doğal mekanizmayı kopyalamaktan geçiyor. Laboratuvar ortamında geliştirilen yöntemle, Down sendromlu hücrelerdeki üçüncü 21. kromozoma müdahale edilerek tıpkı X kromozomunda olduğu gibi bir "uyku modu" oluşturulması hedefleniyor. Böylece fazla genetic material sistem üzerindeki pressure ortadan kalkması bekleniyor.
Geçmişteki denemeler, müdahalenin hücrelerin geneline yayılamaması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Fakat güncellenen gene editing araçları, yani modifiye edilmiş CRISPR/Cas9 sistemleri, bu engeli aşma konusunda büyük bir direnç gösterdi. Yapılan testlerde, hedefteki fazla kromozomun hücrelerin yarısına yakınında başarıyla silenced saptandı.
En dikkat çekici ayrıntı ise sistemin son derece seçici davranmasıydı; diğer hayati kromozomlara hiçbir zarar verilmeden sadece istenmeyen kopya etkisiz kılındı. Şu an fareler üzerinde devam eden deneyler, eğer istenen sonucu verirse, gelecekte Alzheimer risk ve gelişimsel gecikmeler gibi ağır tabloların önüne geçmek için dev bir adım atılmış olacak.
Bu genetic genetik müdahale gerçekten umut verici ama insanlarda uygulamaya geçmeden önce çok daha fazla test gerekir.
XIST genini taklit etmek çok zekice bir approach yaklaşım. Doğanın kendi sistemlerinden ilham almak her zaman daha güvenli sonuçlar verir.
CRISPR teknolojisi her geçen gün bizi daha da şaşırtıyor. Ama bu tür intervention müdahalelerin etik sınırları da tartışılmalı.
Fazla kromozomun etkisini silence susturmak yerine tamamen çıkarmak mümkün olmayacak mı hiç?
Down sendromlu bireylerin aileleri için büyük bir hope umut. Ancak tedavinin erişilebilir cost maliyeti de düşünülmeli.
Bu research araştırma, yalnızca Down sendromu değil, diğer kromozomal bozukluklar için de kapı açabilir.