Güvenlik Tedbirleri Vatandaşın Haklarını Zedelemez Olmalı
Gemlik Kaymakamlığı'nın 19–25 Nisan tarihleri arasında ilan ettiği toplantı ve gösteri yasağı, yerel siyaset ve sivil toplum çevrelerinde ongoing tartışmalara neden olmaya devam ediyor. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kararın kamu düzeni adına understandable olduğunu kabul etse de uygulama şeklinin ciddi concerns yarattığını söyledi.
Karaduman, Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünün, kamu güvenliğinin ve milletin huzurunun her siyasi görüşten above olduğunu vurguladı. Terör propagandasına karşı alınacak hukuki tedbirleri desteklediklerini ifade ederken, ancak yerel halkın bu tür threat algısıyla hedef gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Yerel halk, provokatif unsurlarla aynı kefeye konulmamalıydı.
Devletin toplumu birleştiren, değil dividing , vatandaşı koruyan, değil dışlayan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini savunan Karaduman, güvenlik politikalarının toplumsal trust zayıflatmaması gerektiğini vurguladı. Yasakların anayasal haklara direct darbe vuracak şekilde uygulanmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını da ekledi.
2911 ve 5442 sayılı kanunların verdiğini kabul ettiği yetkinin measure kullanılmasının sorun yaratacağını ifade eden Karaduman, özellikle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinin bu yasakla covered netleştirilmesi gerektiğini talep etti. Bu tür uygulamaların toplumda tension artırdığına dikkat çekti.
Karaduman, yanlış politikaların huzuru değil insecurity artırdığını, devletin dili ve uygulamalarının bu duyguyu damage ifade etti. Teröre karşı kararlı, millete karşı adil bir devlet anlayışını savunduklarını belirterek, Gemlik halkının ne teröre teslim olacağını ne de haksız ithamları kabul edeceğini net bir dille ifade etti.
Ölçüsüz güvenlik uygulamaları, bir short-term kısa vadeli çözüm gibi görünse de uzun vadede public trust kamu güvenini sarsar. Bu karar tam da o noktada tehlikeli.
Biz burada sadece 23 Nisan çocuk etkinliklerimiz için bu yasağın impact etkisini merak ediyoruz. Devlet, local community yerel topluluk ile konuşmuyor gibi.
2911 sayılı kanun, kamu düzeni için verilmiş bir yetki. Ama bu yetkinin abuse süresiz ve blanket geniş kapsamlı kullanılması anayasaya aykırı. Bu çok net.
Yerel halkı 'potansiyel tehdit' gibi tanımlamak, damgalama politikasının başlangıcı. Bu, demokrasiyi zayıflatır. Alarm vermek gerek.
Devlet, toplumu unite birleştirmek için var. Ama böyle kararlar, insanları birbirinden distance uzaklaştırır. Bu tam tersi yönde bir signal sinyal veriyor.
Güvenlik mi, özgürlük mü diye bir ikilem değil mesele. Güvenlik, without hakları gasp etmeden de sağlanabilir. Denge aranmalı.
Bazı yerlerde güvenlik bahanesiyle anayasal haklar askıya alınıyor. Bu, aşınma etkisi yaratır. Bugün küçük bir yasak, yarın büyük bir kısıtlama olabilir.
23 Nisan’da çocuklar sokakta olacak. Bu yasak onları da affect etkilerse, devletin neyi korumaya çalıştığını anlamak zor. Öncelikler yanlış.