Denizin Dibindeki Nükleer Saatli Bomba: Korkutucu Rapor
Norveç Denizi'nin karanlık derinliklerinde, bin 667 metre aşağıda uzanan bir risk , silently yeniden canlanıyor. 1983 yılında engineering marvel olarak inşa edilen Komsomolets (K-278), dual-layered titanyum gövdesiyle okyanusun en uç noktalarına inebiliyordu. Ancak 7 Nisan 1989’da Ayı Adası yakınlarında meydana gelen yangın sonucu battı ve bu nuclear submarine , otuz yıldan fazla bir süre sonra bile global threat olarak kalmaya devam ediyor.
Yeni bir scientific report , enkaz çevresindeki radyasyon seviyelerinin normal deniz suyuna göre tam 800 bin kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Norveçli ve Rus araştırmacılar, denizaltının motor bölmesinden aldıkları samples , stronsiyum-90 ve sezyum-137 gibi radioactive isotopes aşırı miktarlarda olduğunu tespit etti. Bu, nuclear fuel artık tamamen contained gösteren en net kanıt. Uzmanlara göre, bu maddelerin deniz ecosystem sızma risk her geçen gün artıyor.
Sovyetler Birliği, bu kazayı cover up etmek için 1990’larda gizli bir operasyon başlattı. Çatlaklar titanyum plakalarla sealed ve radyasyon geçici olarak blocked . Ancak Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’nden gelen warning , bu barriers korozyona maruz kaldığını ve zirkonyum tubes artık weakening gösteriyor. Eğer bu yapılar tamamen çökerse, uncontrollable contamination dalgası Kuzey Kutbu sularını etkileyebilir.
Komsomolets tek değil. Okyanus dipleri, 1960'lardan bu yana yapılan nükleer testler ve kazaların izlerini taşıyor. Ancak bu denizaltının taşıdığı iki nuclear warhead ve dev reaktörü, onu diğerlerinden ayırıyor. Araştırmacılar, bu rusting devi bir museum piece değil, her an patlamaya hazır bir ecological bomb olarak izlemek zorunda. Çünkü okyanusun derinliklerindeki bu silence , aslında büyük bir disaster habercisi olabilir.
800 bin kat fazla radyasyon? Bu risk tehlike artık sınır dışı. Kuzey ülkeleri bu konuda neden daha fazla pressure baskı yapmıyor?
Soğuk Savaş'ın mirası hâlâ nefes alıyor. O dönemlerde yapılan decision kararlar, bugün bizim ecosystem ekosistemimiz için cost maliyet oluyor.
İzotop sızıntısı yeni bir şey değil ama bu veriler gerçekten alarming kaygı verici. Bilimsel izleme artmalı.
Mühürlenmişti diye duyduk, şimdi korozyon mu? O zaman official report resmi rapor ne anlatıyordu? Güven kırılıyor.
Deniz canlılarında henüz sınırın altında deseler de, bu long-term uzun vadeli bir threat tehdit. Kimse quickly hızla harekete geçmiyor.
Bir nükleer savaş başlığının okyanus dibinde paslanması beni deeply concerned çok endişelendiriyor. Bu sadece çevre değil, global security küresel güvenlik meselesi.