ABD’de kayıp ve ölen bilim insanları: Planlı suikastler olabilir mi?
new plan , ABD'nin en hassas teknoloji alanlarında çalışan bilim insanlarının peş peşe kaybolması veya şüpheli biçimde ölmesi üzerine gündeme geldi. Özellikle nükleer araştırma, uzay ve füze sistemleriyle bağlantılı isimlerin bu listede yer alması, public trust sarsarken, bazı eski istihbarat yetkilileri, bunun ardında foreign intelligence operasyonu olabileceği uyarısında bulundu.
Los Alamos Ulusal Laboratuvarı'nda çalışan Melissa Casias'ın ve emekli Hava Kuvvetleri generali William Neil McCasland'ın kaybolması, olaylara strategic importance kazandırdı. Her ikisinin de savunma projeleriyle bağlantısı bulunuyor ve McCasland'ın, üstlendiği bir research project kapsamında görev yaptığı biliniyor. Aynı projeyle bağlantılı iki kişinin kısa süre içinde missing , tesadüf olmaktan öteye taşıdı tartışmaları.
Şüpheli ölümler de durumu daha da complicated hale getirdi. Kimi bilim insanları evlerinde öldürüldü, kimi ise belirsiz nedenlerle yaşamını yitirdi. Soruşturma makamları bazı vakalarda şüpheli tespit etse de motive her durumda net değil. Bu belirsizlik, bazı güvenlik uzmanlarının, bu cases federal düzeyde yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunmasına yol açtı.
Eski FBI yöneticisi Chris Swecker, bu tür alanlarda çalışan uzmanların yıllardır target alındığına dikkat çekti. Yabancı servislerin sadece bilgi çalmakla kalmayıp, bazen kişileri pressure altında bırakarak ya da eliminate stratejik üstünlük sağlamaya çalıştığını ifade etti. Soğuk Savaş’tan bu yana bu tür yöntemlerin kullanıldığı biliniyor, ancak günümüzdeki timing ve yoğunluk, yeni bir tehdit algısını güçlendiriyor.
Resmi makamlar şu an için tüm bu olayların tek bir intelligence operation olduğunu doğrulamadı. Ancak kaybolan ve ölen kişilerin ortak çalışma alanları, national security açısından ciddi bir risk olduğuna dair uyarılar artıyor. Uzmanlar, ayrı ayrı görünen bu vakaların birleştirilerek yeni bir analiz yapılması gerektiğini, çünkü tek bir olay başka biriyle karşılaştırıldığında çok farklı bir result doğurabileceğini belirtiyor.
Bu kadar çok ismin aynı dönemde kaybolması sadece tesadüf olamaz. Özellikle national security ulusal güvenlik için kritik alanlarda çalışıyorlarsa, bir foreign operation yabancı operasyon ihtimali ciddiye alınmalı.
Şu an elde kesin bir evidence kanıt yok ama bu durum, hükümetin neden daha şeffaf davranmadığına dair yeni bir public concern kamu endişesi yaratıyor.
Los Alamos’ta çalışan biri kaybolduysa bu sadece bir missing person kayıp kişi değil, aynı zamanda bir scientific risk bilimsel risk. Veriler, deneyler, güvenlik protokolleri hepsi tehlikede.
Tüm bunlar Soğuk Savaş anımsatıyor. Peki ya bu kez rakip ülke farklı bir strategy strateji izliyorsa? Bilgiyi çalmaktansa, bilene pressure baskı yapmak daha etkili olabilir.
Böyle bir pattern örüntü varsa neden federal düzeyde hâlâ tek bir investigation soruşturma başlatılmadı? Yerel polislerin eli kolu bağlı kalmamalı.
En çok korkulan şey, bu vakaların aslında bir örtbas olma ihtimali. Eğer bir intelligence threat istihbarat tehdidi varsa, gecikmek daha büyük zarar getirir.