Mahkeme Salonunda Siyaset Yapılır mı? Gürlek'in Delil, Duygu ve Dijital Kontrol Açıklamaları
Adalet bakanlığı koltuğunda otururken, her söz bir yankı uyandırır. Akın Gürlek, canlı bir yayında hem ulusu yaralayan bir cinayet hem de büyük bir political davanın ortasında dengede durmaya çalışıyordu. Gülistan Doku cinayeti gibi toplumsal yaraları açıkta bırakan olaylarda, adaletin pursuit koşuşu, sadece bir görev değil, bir vaat gibiydi. Firari Umut Altaş için INTERPOL üzerinden kırmızı bülten çıkartılması, yurt dışına kaçmış olsa bile kimsenin adaletten escape gösteren güçlü bir sinyal.
İBB Davası'na gelince, Gürlek burada daha da dikkatli ilerliyordu. 'Mahkeme salonunda siyaset yapılmaz' diyerek, yargının tarafsızlığını vurguluyor, siyasi retoriklerin mahkemeleri etkilememesi gerektiğini hatırlatıyordu. 407 sanık, 143 ayrı eylem, MASAK raporları, HTS kayıtları ve itirafçı statement gibi maddi delillerin olduğunu, bu yüzden savunmaların siyasi değil, kanıta dayalı olması gerektiğini söylüyordu. 'CHP ya da AK Parti diye bir şey yok,' diyerek, institution olarak tarafsızlığın ne demek olduğunu bir kez daha çiziyordu.
Gürlek, Gülistan Doku davasında duygusal bir perdeyi de araladı. 'Kızcağımızın bir grave var ise onu ortaya çıkarmak tek amacımız,' diyerek, ailelerin yasa düşmesine rağmen hâlâ adalet arayışında olduğunu vurguladı. Gizli witness ifadelerinin delillerle örtüştüğü, mezar yerinin tespit edildiği, silahın gömüldüğü anlatılırken, bu davanın sadece bir soruşturma değil, bir toplumun vicdan muhasebesi olduğu hissi kuvvetlendi. 'Ceset yoksa cinayet yoktur' algısına karşı ruling olduğunu belirterek, delil zincirinin gücünü öne çıkardı.
Dijital space güvenliğin ön plana çıktığı bir çağda, Gürlek sosyal medya kullanımına getirilen yeni kuralları da duyurdu. 15 yaşını doldurmamış minor e-Devlet üzerinden doğrulama kodu alarak hesap açması, TC kimlik numarasının doğrulama aracı olarak kullanılması, anonimliğin kolluk kuvvetleri önünde limit çarpmasına işaret ediyordu. 'Nick name' ile hesap kurulsa bile, devlet artık dijital kimliğin de sorumlusu olacaktı.
Mahkeme salonunda siyaset yapılmaz ama siyasi baskılar her yerde. Gerçekten tarafsızlık sorumluluk mı gösterecek?
Gizli tanık + mezar + silah + veri silme... Deliller güçlü görünüyor. Umut Altaş'ın iadesi ne zaman olacak?
Gülistan’ın ailesine dua etme hakkı verilsin lütfen. Bu kadar acıya katlanmaları yeter. Hayalet gibi değil, insan gibi gömülmesi gerek.
e-Devlet ile sosyal medya bağlantısı tehlikeli bir precedent öngörü olabilir. Gizlilik nerede kalıyor?
Bakanlık böyle konuşurken, mahallede hâlâ 'bi bildik var, gider çıkarır' inancı var. Gerçek adalet herkes için eşit mi?
Umut Altaş'ın vicdani rahatsızlığı varmış… Peki ya ailemin vicdanı? Onlar kimden compensation tazminat alacak?
Savcılık A partisi B partisi diye bakmaz ama kamuoyu bakar. Kurumsal bütünlük krizi devam ediyor.