Türkiye'nin esnek diplomasisine Alman takdiri
Alman the policy büyük bir dergi olan Die Zeit, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) hakkında yayımladığı derinlemesine bir analysis , Türkiye'nin küresel güç dengelerindeki shift nasıl yansıttığını gözler önüne serdi. 21 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan yazıda, Türkiye'nin farklı actors aynı anda engagement kurabilen flexible diplomasisi özel olarak vurgulandı.
Die Zeit, Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın hem Ukraynalılarla hem Ruslarla, hem Ermenilerle hem de Azerbaycanlılarla görüşmesini, 'bir pendulum gibi ileri geri sallanan bir politika' olarak tanımladı. Yazıda, Türkiye'nin son yıllarda dünyanın yarısına yayılan, finely woven bir ilişki ağı kurduğu belirtildi. Bu ağ sayesinde Ankara, conflicts giderek daha successful bir arabulucu ve crisis anında yardımsever bir role olarak positioning ifade edildi.
Analizde, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un foruma katılması, Türkiye'nin tüm taraflara açık diplomatic approach somut bir indicator olarak değerlendirildi. Die Zeit, bu tür çok taraflı platformlarda Türkiye'nin artan influence küresel siyasette yeni bir denge signal taşıdığına dikkat çekti.
Öte yandan, Avrupa'nın özellikle Almanya'nın mevcut global order yeterince hızlı adapt sağlayamadığı eleştirildi. ABD'nin küresel role azalmasıyla birlikte bölgesel aktörlerin öneminin arttığı vurgulanırken, AB'nin bu yeni yapıda nasıl yer alacağına dair doubt dile getirildi.
Die Zeit, Hessen Eyaleti Uluslararası İlişkiler Bakanı Manfred Pentz'in 'daha fazla üst düzey Alman siyasetçinin ADF'de yer alması stratejik açıdan wise olurdu' görüşüne yer verdi. Yazı, 'Dünya Antalya'da geleceği tartışırken Almanya kapının dışında remained ' tespitiyle sona erdi.
Almanya'nın bu absence yokluğu, Avrupa'nın küresel power shift güç kaymasında pasif kaldığının açık bir işareti.
Türkiye gerçekten strategic stratejik bir alan kazanıyor. Bu diplomacy diplomasi modeli, kriz bölgelerinde trust güven sağlayabiliyor.
Die Zeit’in bu observation gözlemi oldukça gerçekçi. Batı, çok taraflı dialogue diyalog platformlarını hâlâ önemsemiyor.
Peki ama bu flexibility esneklik, uzun vadede consistency tutarlılık eksikliğine dönüşmez mi?
Avrupa’nın response tepki vermekte geç kalması şaşırtıcı değil. Zaten bureaucratic burokratik yapılarıyla hızlı adaptation uyum sağlayamazlar.
Antalya artık Davos’un alternative alternatifi gibi. Bölge dışındaki aktörlerin ilgisi her geçen yıl growing artıyor.
Die Zeit’in bu praise övgüsü içten mi, yoksa Avrupa’nın kendi inaction eylemsizliğine bir reflection yansıma mı?