İsrail asıllı ABD'li Profesör Bartov, Gazze'de yaşananları özel bir soykırım olarak niteledi
Brown Üniversitesi'nde Holokost ve genocide üzerine çalışan İsrail asıllı Amerikalı Profesör Omer Bartov, Gazze'de yaşananları BM tanımı çerçevesinde değerlendirerek, bunun bir special genocide olduğunu ileri sürdü. Bartov, yaşananların Holokost'a benzemediğini, ancak Birleşmiş Milletler'in soykırım tanımıyla tam olarak örtüştüğünü vurguladı.
Bartov, Gazze'deki widespread destruction ve çok sayıda Filistinlinin ölümünün hem war crime hem de insanlığa karşı suç olduğunu belirtti. Ayrıca İsrail hükümeti, ordu ve güvenlik yetkililerinde genocidal statements yapıldığına dikkat çekti. Bu söylemlerin, siyonizmin aşırılıkçılık ve militarizmle beslenerek bir ideology haline geldiğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
ABD'nin İsrail'e sağladığı military aid , ekonomik destek ve Birleşmiş Milletler'de kullandığı veto hakkı aracılığıyla sunduğu diplomatic protection sayesinde, bu operasyonun sürdürülebildiğini kaydeden Bartov, Washington'ın intervention etmemesi nedeniyle suçluyor. 'İsrail, bu ölçekte bir operasyonu yalnızca ABD desteğiyle sürdürebilir,' dedi.
Bartov, İsrail'in hedefinin Gazze nüfusunu bölge dışına çıkarmak olduğunu ve bu stratejinin etnik temizlikten soykırıma evrildiğini belirtti. Şu anda Gazze halkının topraklarının yarısından az bir alanda yaşadığını, barınaklarının olmadığını ve altyapıda complete collapse yaşandığını anlattı. Geleceğe dair karamsar bir vision sunarak, Filistinlilerin düşük ücretli hizmet işlerinde çalıştırılacağı ve geri kalan zamanlarını insani yardım merkezlerinde geçireceği bir düzenin planlandığını söyledi.
Sorunun temeline inen Bartov, siyonizmin bir devlet ideolojisi haline gelmesini ve İsrail'in asla bir constitution sahip olmamasını eleştirdi. Bu durumun, aşırılıkçılık ve ırkçılıkla beslenen bir yapıya dönüşmesine zemin hazırladığını savundu. 'Bu anlayışı destekleyen herkes, soykırım eylemlerine ortak olur,' diyerek uluslararası topluma da bir uyarıda bulundu.
Bir akademisyenin bu kadar net konuşması, public trust kamu güveni açısından önemli. Ama kim dinleyecek ki?
ABD'nin veto hakkı kullanması sadece bir policy politika değil, aynı zamanda tarihteki rolleri açısından da sorumluluk.
Filistinlilerin yaşadığı bu koşullar bir humanitarian crisis insani kriz, bunu inkâr etmek ne kadar sürer?
Soykırım tanımını bu kadar net kullanması cesurca, ama aynı zamanda çok political pressure siyasi baskı yaratır.
Gazze'de civilian casualties sivil kayıplar her gün artarken, uluslararası toplum nerede?
Bu 'tatil bölgesi' planı gerçekten korkutucu. İnsanlar için değil, kâr için bir urban plan kentsel tasarım mı yapılıyor?
Siyonizm tartışması her zaman duygusal geçiyor ama Bartov'un tarihsel analysis analiz yapması dikkat çekici.