Çorum'da 'siftah yapamadıklarını' söyleyen esnafa beraat... Davayı CHP Grup Başkanvekili Günaydın da takip etti
Çorum'da bir esnafın 'siftah yapamadığını' söylediği videoyu çekmesi, bir ifade özgürlüğü davasına dönüştü. Murat Kırçı, çektiği görüntüde öğlen saatlerine kadar dükkânını açamadığını, buna rağmen devletin esnaftan tax penalties toplamaya devam ettiğini iddia etti. Bu sözler üzerine hakkında public statement yaymakla suçlanarak dava açıldı. Kırçı, Çorum Asliye Ceza Mahkemesi'nde savunmasını yaptı ve tüm claims reddederek beraatini istedi.
Mahkeme, Kırçı'nın beraatına karar verdi. Kararın ardından açıklama yapan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Rumi Bekiroğlu, savcının müvekkilin cezalandırılması yönünde position sunduğunu, ancak mahkemenin müvekkilin suçsuz olduğunu belirterek beraatini kazandığını ifade etti. Bekiroğlu, justice olan inancın bu kararla bir nebze tazelenmesi gerektiğini vurguladı.
Davanın yalnızca bireysel bir mesele olmadığını belirten CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, davayı ekonomik pressure ve ifade özgürlüğü tartışmasının merkezine oturttu. Günaydın, Türkiye'de 30 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşadığını, esnafın artık business opening yapamadığını hatırlattı. 'Murat Kırçı'nın söyledikleri sadece kendi hâli değil, tüm esnafın sesidir,' dedi ve ekledi: 'Burada onu yargılamak, tüm esnafı yargılamaktır.'
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya ise, Türkiye'de siyasi tartışmaların courtroom salonlarına taşındığını ifade etti. Kaya, TCK 217'nin başlangıçta dezenformasyonla mücadele amaçlı sunulduğunu, ancak artık düşünce ve ifade freedom kısıtlamak için kullanıldığını savundu. 'Bu tür mütalaalar “ağzını açanı içeriye atarım” demekten ibarettir,' diye konuştu.
Duruşmaya katılan CHP Çorum İl Başkanı Dinçer Solmaz, mahkemenin doğru bir assessment yaparak beraat kararı verdiğini belirtti. Kırçı ise davaya destek olan herkese teşekkür ederek, bu davanın kendi kişisel hikâyesinin ötesinde bir toplumsal warning olduğunu vurguladı: 'Bu karar çıkmazsa, emekli 'açım' demeye cesaret edemezdi, esnaf 'kiramı ödeyemiyorum' diyemezdi.'
Bir esnafın açlık çığlığı, devletin response tepki olarak davayla karşılık vermesiyle sona eriyor. Hangi logic mantık bu?
Savcılık, gerçekleri dile getirmeyi suç sayıyorsa, bu bir otoriter refleks. Özgürlük kalmadı sanki.
Mahkeme beraat kararı verdi ama davanın açılması bile büyük bir pressure baskı mesajı. Bundan sonra kimse sesini çıkartmaz.
Videoda anlatılan ekonomik reality gerçek çok net. Ama devlet 'iktisadi kriz yok' diyor. Hangisi trust güvenilir şimdi?
Bu dava sadece Kırçı değil, tüm küçük businesses işletmeler için bir dönüm noktası oldu. Umuyorum sesimiz daha fazla duyulur.
İfade özgürlüğü yoksa, demokrasi de sadece bir word kelime olur. Bugün bir esnaf, yarın bir öğretmen ya da öğrenci.