AİHM, İmamoğlu Davasında Türkiye’ye Altı Soru Sordu
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), CHP'nin cumhurbaşkan adayı imprisoned Ekrem İmamoğlu'nun bireysel başvurusunu incelemeye alarak, Türkiye'den altı önemli soruya yanıt istedi. Mahkeme, başvurucunun tutukluluğunun başka political pressure amaçlı olup olmadığını ve bunun seçim sürecine active participation engellediğini sorguladı. Bu adım, İmamoğlu davasına uluslararası bir scrutiny katıyor.
AİHM ayrıca, İmamoğlu hakkında yürütülen ceza davasına ait tüm documents ve soruşturma dosyasının ilgili kısımlarının sunulmasını talep etti. Bu request , hükümetin delilleri şeffaf bir şekilde paylaşmasını zorunlu kılıyor. Adalet Bakanlığı bünyesindeki İnsan Hakları Daire Başkanlığı, resmi response ve savunma sürecini yönetecek.
Kararda, İmamoğlu'nun hem özgürlük ve güvenlik hakkı hem de free elections hakkı açısından ihlal iddialarında bulunduğu belirtildi. AİHM, başvurucunun tutukluluğunun 'makul süre' şartını violate edip etmediğini ve mahkemelerin yeterli gerekçe sunup sunmadığını da sorguladı. Ayrıca, soruşturma dosyasına getirilen confidentiality order nedeniyle etkili bir itiraz hakkının olup olmadığı soruldu.
Başvurucunun Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuru hâlâ pending durumda. AİHM, hükümetin uyguladığı sınırlamaların Sözleşme madde 5 ve 18'e aykırı olup olmadığını inceleyecek. Özellikle, sınırlamaların öngörülen amaçlar dışında mı uygulandığına dikkat çekildi. Mahkeme, bu tür uygulamaların demokratik temelinin zayıflatılabileceğini ima etti.
Hükümetin 16 hafta içinde savunmasını sunması gerekiyor. Daha sonra İmamoğlu'nun bu savunmaya response right bulunacak. Tüm süreç tamamlandıktan sonra AİHM, başvurunun admissibility ve esas konularında karar verecek. Bu süreç, hem hukuki bir döneme hem de siyasi bir döneme işaret ediyor.
16 hafta çok uzun değil mi? Bu kadar sürede her şey kararlı çıkabilir. timing Zamanlama siyasi açıdan çok kritik.
AİHM’in bu kadar net questions sorular sorması, iç hukukumuzun yeterince etkili olmadığını gösteriyor. trust Güven krizi derinleşiyor.
Tutukluluk ‘makul süre’yi aşıyorsa bu, hukukun üstünlüğüne ciddi bir darbe. AİHM’in kararını bekliyoruz.
‘Gizlilik kararı’yla dosyaya erişim engellenmişse, bu fair trial adil yargılanma hakkına aykırı. pressure Baskı değil mi yani bu?
İmamoğlu’nun seçilme hakkı gerçekten blocked engellenmişse, bu sadece bir kişiye yönelik değil, tüm public will halk iradesine saygısızlıktır.
Anayasa Mahkemesi’nde derdest olan bir case dava varken AİHM’e başvurulması, iç yasal çözümlerin yetersiz olduğunun göstergesi.