Sakarya’da Kale Değişiyor: 'Sandığı İstiyoruz'

Sakarya’nın Atatürk Bulvarı, bir kez daha tarihe tanık oldu. On binlerce kişi, security koridorlarının ardında bir araya geldi. CHP Genel Başkanı leader , burada, bir zamanlar ‘sağın kalesi’ diye bilinen, şimdi ise hope dolu bir meydan haline gelen şehre seslendi. Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu dinleyen kalabalık, sanki bir milletin nefesini tutmuştu. İmamoğlu’nun ‘dignity ’ vurgusu, bir yoksulluk, adaletsizlik ve güvencesizlik çağında yankı buldu. Bugün, power kendi sandığını kapatmakta görenlerin iktidarı, sorgulanıyordu.

Özel, mitingde hem tarihe hem ekonomiye hem de duygulara hitap etti. festival Meydanı’ndan getirdiği selamın ardından, Manisa ile Sakarya arasında 65 yıllık bir friendship hikâyesini anlattı. Yeşil-siyahlı bir takımın ismini bile değiştirerek kardeşliği kucaklaması, siyasete mecaz oldu: sacrifice ve saygının gücü. Ama bu sıcak anın ardından, bir dönüş geldi: kara düzen. ‘Sakarya sağın kalesidir’ dedikleri dönem bitti, dedi Özel. Çünkü bu kale artık people kale olacak, bir partinin değil.

Sakarya’nın sorunları tek tek dizilmişti: tax veren ama hizmet almayan bir kent, öğrencilerin riskli classroom ders gördüğü, öğretmen eksikliği yaşayan bir şehir. 70 milyar lira vergi verip sadece 12 milyar lira hizmet alan bir bölge. Özel, bu rakamın ardından sordu: service ne zaman eşit olacak? Depremden 27 yıl sonra bile kentsel dönüşümün tamamlanmaması, göçü tetikleyen barınma krizi, kiraların increase —tüm bunlar, ‘gören ama görmeyen’ bir iktidarın izleriydi.

Tarım, sağlık, doğa—her alan eleştirildi. Sapanca Gölü’nün level seviyeleri, et ve süt kombinasının kapanışı, şeker fabrikasının özelleştirilmesi. Çiftçinin mazot, gübre ve ilaç yükü altında ezildiği, alım guarantee kalmaya terk edildiği bir ülke. Enflasyonun gıdada patladığı bir dönemde, özel sektörün üretimi durdurması, 500 işçiyi işsizlik riskiyle karşı karşıya bıraktı. Özel, burada sadece bir fabrika değil, bir dignity meselesi olduğunu vurguladı: ‘Sakarya bereketini kaçırdı,’ dedi, ‘ama biz onu geri getireceğiz.’

Ve en keskin darbe, vergi sistemine indi. income vergisi değil, dolaylı vergilerle ezilen orta ve alt gelir. 100 lirada 66 lirası dolaylı vergi—hem güvenlik görevlisi hem fabrikatör aynı fatura. ‘Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi burada,’ diye bağırdı. Emekli maaşları açlık sınırının altında, asgari ücretle kira ödenemiyor. Ama bir tek istek vardı: election sandığı. ‘Ne zammı istiyoruz, ne tedbiri,’ dedi Özel. ‘Sadece sandığı istiyoruz.’ Çünkü sandık, adaletin başlangıcıydı.

Tepkiler 8

  • S
    sakarya74

    O 1977 mitinglerini yaşayan biri olarak, bugün yeniden bir hope doğuyor gibi geldi.

  • E
    emekli_haydar

    20.000 lirayla nasıl yaşayalım? Emeklilik bu kadar dignity olmazdı.

  • T
    tarimci_dursun

    Şeker fabrikası açılacaksa, önce alım guarantee verin. Sözler yetmez.

  • C
    cok_biliyormus

    Her seçimde aynı şarkılar. 'Kale yıkılıyor', sonra üç yıl sessizlik.

  • G
    gol_sever

    Sapanca Gölü için bir action planı istiyoruz, sadece konuşma değil.

  • V
    vergi_hesapci

    Dolaylı vergiler %66 mı? O zaman benim market alışverişi bile bir burden .

  • Y
    yeni_nesil

    Ana muhalefetin bu kadar cesur konuşması, sandığa ne kadar trust veriyor.

  • S
    sokak_kadin

    İmamoğlu mektubunu okurken ağladım. Bu sadece siyaset değil, bir haysiyet mücadelesi.

Metin gerçeklere dayanır ve İngilizce öğrenimi amacıyla yeniden düzenlenmiştir; okur tepkileri farklı bakış açılarının örnekleridir.

[email protected]