AKP’li başkan şikayet etti: CHP'li Büyükşehir Belediyesi için soruşturma izni talep edildi
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve eski Genel Müdürü Oğuzhan Özen, official document sahtecilik ile görevi kötüye kullanma iddialarıyla İçişleri Bakanlığı’nın investigation izni talebiyle gündeme geldi. Bu adım, AKP Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın 10 Nisan 2026’da savcılığa verdiği suç duyurusunun ardından geldi. Savcılık, iddiaların derinliğine inebilmek için bakanlıktan yetki almak zorunda, çünkü belediye yöneticileri görevleri nedeniyle yüksek düzeyde protection altındadır.
İşin siyasi boyutu ise çok daha belirgin. Albayrak’ın şikayeti, nationwide CHP’li belediyelere yönelik artan denetim baskısının bir parçası olarak yorumlanıyor. Özellikle Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında da benzer gerekçelerle daha önce permission istenmiş ve kamuoyunda bu tür adımların siyasi pressure aracı olabileceği sorgulanmıştı. Yavaş’ın 'Bulamazsınız, çünkü haram yemiyoruz' açıklaması, bu süreçlere dair kamu distrust yaratmıştı.
ABB yetkilileri, Yavaş hakkında açılan sürecin aslında 2022 yılından bu yana devam eden teknik ve hukuki bir procedure olduğunu, henüz sonuçlanmadığını vurguladı. Resmi bir bildirim gelmediğini belirten belediye, haberlerin kamuoyunu mislead amaçlı olduğunu ifade etti. Bu tür açıklamalar, devam eden süreçlerin finalized gibi sunulmasının siyasi etkisini hafifletmeye çalışıyor.
Eskişehir olayı, bu desenin sürdüğünün yeni bir kanıtı olarak görülüyor. Hukuki süreçlerin başlaması, sadece yerel değil, national düzeyde siyasi tension olarak hissediliyor. Vatandaşların gözünde, muhalefet belediyelerine yönelik adımların adaletten çok iktidarın control mi olduğu sorusu giderek güç kazanıyor.
Bu soruşturma izinleri artık çok sık geliyor. Gerçek bir yolsuzluk mu var, yoksa sadece political pressure siyasi baskı mı uygulanıyor?
Hani herkes hukukun üstünde olamaz derler? Peki niye sadece CHP'li belediyelerde bu kadar çok investigation soruşturma başlıyor?
AKP'li başkanın şikayeti sonrası hemen harekete geçilmesi, sürecin tarafsızlığı hakkında ciddi concern endişe uyandırıyor açıkçası.
Evet ama eğer gerçekten sahtecilik varsa, o zaman soruşturma gerekli. Ancak sürecin şeffaflığı çok important önemli.
Mansur Yavaş'ın o meşhur 'Bulamazsınız' lafı hâlâ geçerli gibi görünüyor. Kamu güveni zaten sıfırın altında.
Bakanlık izin verirse, müfettişler inceleme yapacak. Ama sonuçlar ne zaman açıklanacak, kim bilebilir. Geciktirme taktiği mi var yoksa?
Bu süreçler gerçekten hukuki temele dayanıyor olabilir ama timing zamanlama her zaman dikkat çekici olmaya devam ediyor.