Ekrem İmamoğlu'nun babasından dikkat çeken açıklamalar: Tahliye öncesi dileğini açıkladı
CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılama süreci Silivri Cezaevi'nde devam ederken, babası Hasan İmamoğlu, oğlunun duruşmalarına dair çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. Kamuoyunda "İBB Davası" olarak bilinen süreçte sanıklar arasında yer almasına rağmen, the process adil işleyip işlemediği konusunda derin bir concern taşıdığını ifade etti.
Hasan İmamoğlu, duruşmalarda yapılan savunmaların tüm detaylarının ortada olduğunu, ama bu gerçeklerin yetkili makamlarca kabul edilip edilmeyeceğinin belirsiz olduğunu vurguladı. "Bir şeyler oluyor ama iyi şeyler olmuyor. İnsan ona üzülüyor," diyen İmamoğlu, oğlu ve koruma ekibinin cesur savunmalarına rağmen, public trust zedelendiğini belirtti. "Suçu olmayan korkmaz," diyerek tüm sanıkların courage övdü.
Savcıların tutumuna sert eleştiriler getiren İmamoğlu, bazı ifadelerin unacceptable olduğunu söyledi. "Bana bakarak konuşma" ve "haddini aşıyorsun" gibi sözlerin savcılara not fit belirterek, hakimlerin genel olarak toleranslı davrandığını, ama savcıların davranışlarının süreci tension görüşünü paylaştı. Oğlunun bu duruma "yüklü yüklü cevap verdiğini" ifade etti.
Tahliye beklentisi üzerine yapılan sorulara, "Ben yakında bir tahliye beklemiyorum," diyerek net bir tepki verdi. Ekrem İmamoğlu'nun, diğer sanıklar serbest kalmadan kendi tahliyesini not want vurgulayan Hasan İmamoğlu, bunun bir vicdani sorumluluk meselesi olduğunu belirtti. İstanbul'da kalmaya devam etmesine rağmen, oğlunun ısrarı üzerine duruşmalara katılamadığını ancak Mayıs'tan itibaren tekrar Silivri'ye döneceğini açıkladı.
İş dünyasından da tamamen uzaklaştığını söyleyen İmamoğlu, "İnanır mısınız iş hayatını da unuttum," diyerek hukukun hâkim olmadığı bir ortamda ekonomik faaliyetin anlamsızlaştığını hissettiğini anlattı. Şirketlerine kayyum atanan aile olarak, "amaç başka" ifadesiyle davaya siyasi bir motive yüklendiğini ima etti. Bu süreçte, bir baba olarak yaşadığı acının ötesinde, justice sisteminin geleceğiyle ilgili endişelerinin devam ettiğini dile getirdi.
Bir babanın bu kadar sakin kalabilmesi inanılmaz. Ama haklı, courage cesaret gerçekten oğlunda da var.
Savcıların 'bana bakarak konuşma' demesi ne kadar unacceptable kabul edilemez bir davranış. Bu nasıl bir yargı kültürü?
Tahliye istememesi vicdani sorumluluk mu, yoksa siyasi bir hesap mı? Tartışılır.
Hukuk yoksa demokrasi geçti dedi ya... İşte tam da bu. the process Süreç bittiğinde geriye ne kalıyor?
İBB davası değil, bir political pressure siyasi baskı aracı. 'Amaç başka' demesi çok net.
Bir babanın oğlunu sanık sandalyesinde görmek... Hayal bile edemem. Ne kadar hard zor olmalı.
Hakimlerin 'su verin' demesiyle savcıların 'haddini bil' demesi arasındaki tezat çok açık. justice Adalet nerede?
TRT'de yayınlanmasa da medyada anlatılıyor diyor. Ama yine de public trust kamu güveni nasıl inerse iner.