Ekonomiye Bütüncül Bakış Gerek: İTO Başkanı Güncellemeyi Talep Ediyor
Ekonomi yönetiminin üç yıldan fazla süredir sürdürdüğü politikalar, başarılarla izlenirken, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, yeni dönemde update çağrısı yapıyor. Avdagiç’e göre, financial ağırlıklı ve rezerv merkezli politikalar, savaşın yarattığı yeni dengelerde yeterli olmayabilir. “Kazanımlarımızı yok saymak mümkün değil,” diyor, ama aynı anda “bütüncül bir review ” gerektiğini ekliyor. Artık sadece faiz ya da döviz kuru üzerinden değil, daha geniş bir çerçeve içinde düşünülmesi gerektiğini vurguluyor. Bu süreçte iş dünyasının ciddi bir fedakarlık yaptığını da hatırlatıyor.
Avdagiç, Türkiye'nin mal exports ’nın 2026’da ithalatın sadece yüzde 69’una denk geldiğini, bu oranın asla yüzde 75’in altına düşmemesi gerektiğini belirtiyor. “İhracat zorlaştı, ithalat kolaylaştı,” diyor. Yılın ilk çeyreğinde döviz kuru yüzde 3 artarken, enflasyon kümülatif yüzde 10’a tırmandı — aradaki gap açılıyor. Avdagiç, 410 milyar dolarlık ihracat hedefinin “değerli ve başarılması gereken bir hedef” olduğunu söylüyor. Yatırımların hayata geçmesi 1,5 ila 3 yıl alırken, teşviklerin sadece büyük firmalara değil, small ve orta ölçeklilere de ulaşması gerektiğini vurguluyor.
Sanayi dönüşümü konusunda Avdagiç, incentive paketlerinin doğru yönde olsa da, uygulamada en büyük firmalara kaydığını söylüyor. KOBİ’lerin OBİ’lere (Orta-Büyük İşletmeler) dönüşmesini desteklemek için teşviklerin tabanının broaden gerektiğini öneriyor. “Bu paketin yüzde 30’unu OBİ’lere vermek, neticeyi hızlandırır,” diyor. Ayrıca, customs birliği güncellemesinin vize meselesinden daha kritik olduğunu belirtiyor. Türkiye’nin AB’ye ithalatta uyduğu regülasyonlarda, ihracatta aynı avantajlara sahip olmaması, rekabet dezavantajı yaratıyor.
Enerji alanında ise yerli üretimin, savaş dönemlerinde felaket senaryolarını önlendiğini vurguluyor. Rüzgar ve güneş enerjisinde Avrupa’nın öncü ülkelerinden biri olduklarını, bazı günler yenilenebilir enerji kullanımının yüzde 50’yi exceed belirtiyor. Doğalgaz ve petroldeki yerli üretim, dışa bağımlılığı azalttı. Avdagiç, Almanya’da benzin fiyatlarının Euro üzerinden yüzde 40 artmasına karşılık Türkiye’de mobile uygulama eşel’in psikolojik etkisini önlediğini, domino etkisinin prevent açısından önemli olduğunu söylüyor.
Savaşın sadece coğrafi değil, defense anlayışını da değiştirdiğini ifade eden Avdagiç, Türkiye’nin savunma investment değerini vurguluyor: “Şirketler hemen gaza bastı, birikmiş altyapı var.” Büyümenin itici güçlerinin ihracat ve investment olduğunu belirten Avdagiç, asgari ücret konusunda ise mevcut sistemin korunmasının reasonable olacağını ifade ediyor. Savaşın getirdiği belirsizliklerde, ekonominin daha sürdürülebilir bir temele oturtulması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
İhracatın düşmesi ciddi bir alarm. Rekabet gücü kaybı yaşanıyor, bunu düzeltmek için acil adım gerek.
Teşvikler sadece devlere mi gidiyor gerçekten? Küçük firmaların voice sesi hiç duyulmuyor gibi.
Gümrük birliği güncellemesi yıllardır konuşuluyor ama hiçbir şey yapılmıyor. Bu artık bir joke şaka gibi değil mi?
410 milyar dolarlık ihracat hedefi çok güzel ama gerçekçi mi? Hedefler güzel, ancak uygulama nerede?
Güneş ve rüzgar konusundaki ilerleme gerçekten gurur verici. Yerli üretim power güç getiriyor.
Enflasyon ve kur arasındaki makas açılıyor ama sadece faiz politikası konuşuluyor. Bütüncül bir bakış eksik.
Asgari ücrette yılda bir düzenleme yeterli mi? Hayat pahalılığı pressure baskı yapıyor, işçileri unutmayın.
Savaş ekonomiye nasıl etki eder gösterdi. Savunma sanayi artık sadece güvenlik değil, economic ekonomik strateji.