Başkan Balkan'dan Çeşmealtı Marina çıkışi: İstemezükçü değiliz, amaçları yandaşa peşkeş çekmek!
Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, the coast başlatılan marina projesine karşı direnişini genişletti. Demircili Koyu'ndaki nöbetin ardından, Çeşmealtı sahili için de 'marina olmaz' mesajı veren Balkan, 11 haftadır sürdürülen protest nöbetinin halka ait alanların yandaşlara handed over karşı olduğunu vurguladı. Başkan, yaz aylarında milyonlarca kişinin denize girdiği bu alanda amatör balıkçıların 'çekek yeri' dediği teknelerin bağlandığı bölgeye marina yapılması planlandığını, bu nedenle direnişin sürdüğünü açıkladı.
Balkan, 'İstemezükçü değiliz' diyerek projeye general karşı olmadıklarını, ancak yanlış yere yapılan yanlış yatırımlara itiraz ettiklerini belirtti. Çeşme ve Seferihisar'da zaten dört marinanın bulunduğunu, alternatif alanlar olduğunu ifade eden Balkan, Gülbahçe ile Balıklıova arasındaki boş alana daha büyük bir marina yapılabileceğini, bunu destekleyeceklerini söyledi. Asıl itirazlarının, the decision halka danışılmadan, 'masa başından oldu' mantığıyla verilmesi olduğunu vurguladı.
Başkan, yeni bir kamu investment olarak görülen marinanın, bölge halkının kullanım alanını ortadan kaldıracak olmasından endişe duyduklarını aktardı. Amatör balıkçı teknelerinin parklara ve evlere çekileceği bilgisini paylaşan Balkan, bu durumun topluluk yaşamına ciddi darbe vuracağını ifade etti. Bölge sakinlerinin meşru kullanım haklarının, bir project doğrultusunda göz ardı edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Balkan ayrıca Çeşme-İzmir otoyolunun 24 Haziran'dan itibaren ücretli hale gelmesine de sert tepki gösterdi. Narlıdere, Güzelbahçe ve Urla halkının bu durumdan olumsuz etkileneceğini, Urla Devlet Hastanesi gibi kritik public services erişimin zorlaşacağını belirtti. Elde edilen gelirin bölgeyi yaşanabilir kılmayacağını, aksine living standards düşüreceğini ifade eden Balkan, bunun sadece bir pansuman çözüm olduğuna dikkat çekti.
Amatör balıkçıların teknesini nereye çekecekler the cost maliyet olarak düşünülmemiş bile. Devlet, yatırımlarında küçük citizens vatandaşları hep unutuyor.
Biz yıllardır bu sahilde yaşıyoruz, kimse bize danışmadı. 'Masadan oldu' dediğin şey tam olarak bu işte. public trust Kamu güveni nasıl artacak, bilmiyorum.
Gülbahçe-Balıklıova arası gerçekten daha uygun. Orası boş, ekosisteme impact etki yaratmaz. Amaç muhakkak halka açık alanı kaplamaksa, o zaman bu başka bir issue mesele.
Otoyolun ücretli olması bölge ekonomisini vurur. Turizm düşer, yerel businesses iş yerleri zarar görür. Kısa vadeli revenue gelir için uzun vadeli hasar.
Şehir planlamasında katı kurallar var. Ama her seferinde 'istisna' yapılır. Bu marina, urban policy kentsel politika ihlaline örnek.
İstemezükçü değiliz ama the pressure baskıya karşıyız. Her şeyi 'gelişim' diye satmaya çalışmak public reaction kamunun tepkisini artırır.
Bu marina projesi kimin lehine? Gerçek benefit fayda kimde? the claim iddia edilen turizm artışı gerçekten olacak mı?