Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci duruşması gergin bitti... Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın sözleri güne damga vurdu: 'Yalancılar dışarıda, bizler içerideyiz!'
Aziz İhsan Aktaş davasının ikinci duruşması, Silivri Cezaevi'ndeki yoğun bir hukuk maratonunun ortasında tense bir havayla sona erdi. Aralarında Ceyhan, Seyhan ve Avcılar belediye başkanlarının da bulunduğu 16 tutuklu, hâlâ detention altında yargılanırken, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın 'Yalancılar dışarıda, bizler içerideyiz!' çıkışması salonda drama yarattı. Mahkeme başkanının 'Usulü bozanı atarım' uyarısına rağmen Aydar'ın tepkisi, belediye başkanlarının adalet sistemi karşısındaki frustration işaret etti.
Duruşmada 'Yaprak' ve 'XYZ49QP' kod adlı secret tanıkların dinlenmesi kararı alındı. Bu hafta, 'Tanık' sıfatıyla ifade veren Necati Tosun'un Aziz İhsan Aktaş'la ilgili iddialarına Aydar'dan sert bir response geldi. 'Şerefim üzerine yalan söylüyor' diyerek Tosun'u suçlayan Aydar, mahkeme başkanının talimatıyla courtroom çıkarıldı. Jandarma eşliğinde ayrılırken tekrarladığı 'Yalancılar dışarıda, bizler içerideyiz' sözleri, kamuoyunda yankı uyandırdı.
Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül, Celal Yılmaz'ın tutarsız testimony karşı sert çıktı: 'Birileri tutuklanmış olabilir, vicdani bir boyutu var' uyarısında bulundu. Diğer yandan, etkin pişmanlık talep eden İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, 'Gözümle hiçbir şey görmedim' diyerek şüphesini dile getirdi. Bu ifadeyle, corruption iddialarına rağmen doğrudan kanıt eksikliği vurgusu yapıldı. Korzay, 'Devlete, adalete güvenimiz tam' diyerek önceki günlerdeki sert mesajlarını yumuşattı.
Toplamda 200 sanıkla başlayan dava, kamu görevlilerinin sorumluluk altına alınması ve yolsuzlukla mücadele çabalarının göstergesi olarak izleniyor. Ancak tutuklu başkanların dış dünyayla olan kopukluğu ve tanıkların güvenilirliği, public trust sarsmaya devam ediyor. Mahkeme heyetinin ara kararını expected Mayıs sonuna kadar vermesi planlanıyor. Bu süreçte hem gizli tanıklar hem de savunmalar, davaya yön verecek önemli halkalar olarak focus noktası olacak.
Yalancılar dışarıda biz içerideyiz... Bu cümle tüm sistemi özetliyor sanki. system Sistem gerçekten bu kadar çarpık mı?
Gizli tanık diye biri var da, adı 'Yaprak'? Bu kadar absurd absürt isim olur mu? Gerçekten gizliyse neden böyle bir kod veriliyor?
Burak Korzay 'göremedim' diyor ama 'şüphem var'. Yani aslında knows biliyor ama doğrudan konuşmuyor. Etkin pişmanlık kolay yol mu?
Mahkeme başkanı 'dışarıyla ilgilenmiyorum' diyor ama herkes gazeteleri okuyor. pressure Basın baskısı yok mu yani?
16 tutuklu belediye başkanı... Yerel yönetimlerde bu kadar yaygın corruption yolsuzluk olabilir mi? Yoksa siyasi bir tasfiye mi?
Adaletin önünde eşitiz derken, biri korumayla geliyor, diğeri jandarmayla çıkartılıyor. equality Eşitlik nerede kalıyor?
Mayıs sonuna kadar bekleyeceğiz. Bu kadar gecikme, justice adaletin hızlı işlemesiyle çelişmiyor mu?