Tarih Sloganla Yazılır mı? Bir Akademisyenin Sosyal Medya Müdahalesi

Kavramın siyasi discourse uzak durması gerektiği vurgusu, tarihsel narrative nasıl ele alınması gerektiği konusunda güçlü bir sinyaldir. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yakup Civelek, New York Belediye Başkanı Zohran Kwame Mamdani’nin dört language yaptığı açıklamaya sert tepki göstererek, soykırım gibi serious bir kavramın uluslararası law dışına çıkarılamayacağını ifade etti. Sosyal medyada paylaştığı mesaj, sadece bir criticism değil, aynı zamanda akademik metodolojiye bağlılığın bir declaration gibiydi. Tarihin siyasi araçlandırılması, bilimsel gerçeklikle bağdaşmaz, diye uyardı Civelek.

Civelek, Mamdani'nin Ermeni meselesini 2020 ve 2023 Karabağ gelişmeleriyle aynı line üzerinde değerlendirmesini reddederken, Karabağ'ın Birleşmiş Milletler kararlarıyla Azerbaycan'ın egemenliği altında olduğunu hatırlattı. 1990'lı yıllarda yüzbinlerce Azerbaycanlının yerinden displaced , 2020'de ise bu işgalin uluslararası law açısından sona erdirildiği vurgulandı. 2023 olayları da “devlet authority yeniden tesisi” olarak tanımlanırken, bunların bir “soykırım chain ” gibi sunulmasının scientific yöntemle bağdaşmadığı belirtildi. Bu değerlendirme, yalnızca bölgesel değil, global geçerlilik iddiasında olan tarih anlayışına da meydan okuyor.

Akademisyen, ABD siyasetinin bireysel identity bağımsız işlediğini vurguladı. Mamdani'nin Müslüman background üzerinden beklentiler oluşsa da, gerçekliğin böyle basit olmadığını, system içindeki güç dengeleri ve interest ağlarının kararları şekillendirdiğini anlattı. Obama örneğiyle desteklenen bu tespit, bireyin sistemi transform gücünün sınırlı olduğunu gösteriyordu. Lobi structures siyasi kararlarda etkili rol oynadığına dikkat çekilirken, kimliklerin symbolic boyutunun pratik etkiyle equal olmadığı ima edildi.

Civelek, tarihsel acıların seçici biçimde anlatılmasının academic tarafsızlıkla bağdaşmadığını, “soykırım” kavramının evrensel bir hukuk normu olarak kullanılacaksa herkese eşit uygulanması gerektiğini söyledi. Bu, sadece Karabağ değil, tüm historical olaylara tarafsız bir bakış çağrısıydı. Paylaşımın yankısı, sadece sosyal media kalmadı; akademik çevreler ve diplomatik circles tarafından da dikkatle followed edildi. Son söz ise güçlüydü: Tarih, slogan yazılmaz, arşivlerle ve hukukla anlaşılır.

Bu tür açıklamaların artması, tarihin nasıl anlatılacağına dair yeni bir debate dalgası başlatıyor. Sosyal medya, instant tepkiler için iyi bir platform olsa da, tarihsel depth gerektiren konuların bu ortamda distorted aktarılması zor. Civelek’in mesajı, hem bir uyarı hem de bir reminder : Bilimsel bütünlük, tarihin siyasi amaçlarla manipüle edilmesine izin vermez. Gerçek tarih, arşivlerde, değil akıllı telefon bildirimlerinde saklıdır.

Tepkiler 8

  • A
    arşivkuşu

    Arşivlerde saklı olan neyse onu dinlemeliyiz, değil mi?

  • S
    soyutgerçek

    Tarih gerçekten sosyal medya slogan anlatılamaz, ama kamuoyu da arşiv okumaz maalesef.

  • K
    karabağlı

    Yüzbinlerce insanın yerinden edilmesi hâlâ yeterince konuşulmuyor.

  • H
    hukukçular

    Egemenlik meselesini bu kadar net anlatan çok az akademisyen var.

  • T
    tarihyolcusu

    Bir olayın soykırım olması için uluslararası law ne der, ona bakmak gerek.

  • G
    gerçekçi

    Kimlikler siyasette sembol olur, ama gerçek güç başka yerlerde toplanır, system böyle işler.

  • D
    dengesiz

    Hepimizin acısı var, ama seçici vicdan değil, adil yargı gerek.

  • M
    metodolog

    scientific yöntem dışında tarih yazmak, anlatı üretmektir, bilgi değil.

Metin gerçeklere dayanır ve İngilizce öğrenimi amacıyla yeniden düzenlenmiştir; okur tepkileri farklı bakış açılarının örnekleridir.

[email protected]